26 Ocak 2018 Cuma

Yerli Dizi // Sen Anlat Karadeniz

Bu birkaç haftadır yeni yeni bir sürü yerli dizi çıktı. Çoğuna bakmak istedim. Fakat bakmak kısmet olmadı. Dün zamanım uygundu ve yeni başlayan bir diziye denk geldim. İzleyip yorum yapmak istedim. Açıkçası genel olarak atv dizilerini kaliteli bulmuyorum. Klasik kurgulara sahip ve oyuncuların rol yapışlarının yetersiz olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden birkaç bölüm bakıp devamını getirmiyorum. Aslında getirmiyorum değilde getiremiyorum demek daha doğru olur. 


Yayın Kanalı : ATV
Oyuncular ;
Ulaş Tuna Astepe
İrem Helvacıoğlu
Mehmet Ali Nuroğlu
Sinan Tuzcu
Gözde Kansu
Öykü Gürman

Konusu :
16 yaşında iken para karşılığında Vedat'a eş olarak verilen Nefes, 8 yıl boyunca bir evde hapis hayatı yaşamıştır. Nefes'e teselli olan tek şey 7 yaşındaki oğlu Yiğit'tir. Nefes, Vedat'tan gördüğü şiddetten dolayı birçok kez oğluyla evden kaçmaya çalışmıştır. Ama maalesef her zaman kaçışı başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bir gün Nefes ve Vedat'ın evine muhafazakar Kaleli ailesi iş anlaşması için gelirler. Evin bekar oğlu Tahir Kaleli, Nefes'i gördüğünde ona vurulur. Fakat evli birine bakmanın yanlış olduğunun farkına varır. Tahir, Nefes'in kollarındaki ve ellerindeki morlukları görünce durumu garipser. Ne olduğunu merak eder. Nefes ve Vedat'ın ilişkisine göz gezdirdiğinde Vedat'ın, Nefes'e şiddet uyguladığını anlar. Tahir bunu teyit etmek için Nefes'in elinden tutar ve kolundaki morlukların sebebini sorar. Vedat Sayar, Tahir'in bu yaptığını görünce tepesi atar. Nefes yukarı kata çıkıp Yiğit ile ilgilenirken Vedat, Nefes'in yanına gelir. Nefes'e, Tahir'e neden ellerine dokunmasına izin verdiğini sorar ve Nefes'in bileklerini bilerek Tahir'e gösterdiğini düşünür. Bu yüzden ceza olarak Nefes'in parmaklarını kırar. Nefes misafirler evdeyken korumalar olmadığı için çocuğunu da alır ve evden kaçar. Şans o ki, kaçış noktası Kaleli ailesinin arabasının bagajıdır. yolda uyuya kalması ile Nefes ve oğlu kendini Karadeniz'de bulur.

Yorumum :
Kurgunun bir kısmını Tutsak dizisine benzettim. Şu kısmı : Yıllar boyunca ev hapsine tutulan kadın eş. 
Fakat şöyle ki, bu dizide tutsaklık olayı biraz daha yoğun. Daha korumalı, daha tedbirli, donanımlı. Adam zengin, evin pencerelerinin kollarını söktürmüş. Korkunç bir şey. Kafanı pencereden dışarı bile uzatamıyorsun. Hizmetçiler tembihlenmiş. Dışarıda korumalar var. Adam psikopat!
Başrol kadın oyuncu İrem Helvacıoğlu'nun oyunculuğunu iyi buldum. Ağlama ve acı çekme sahnelerinde gerçekten iyi iş çıkartmış. Mehmet Ali Nuroğlu ise yılların oyuncusu. Psikopat rolünde çok iyi iş çıkarmış. Fakat replikler, olayın gelişim bölümleri, kurgunun akışı yetersizdi. Bilmiyorum eksik olan bir şey var gibi. Sanki güzel bir kurguyu iyi oyuncularla birleştirip ne yapacaklarını bilememişler gibi bir histi. Genel olarak atv dizilerinde bu tuhaflığı hissediyorum. Olayın akışını yürütemiyorlar. İkinci bölüme denk gelirsem bakarım. Denk gelmezsem bakmak için çabalayacağım bir dizi değil.
Adamın kızın parmaklarını kırdığı sahne çok kötüydü. İçim cız etti.

Ulaş Tuna Astepe'yi de çok hoş buldum. Bunu da söylemeden geçemeyeceğim.

Düzenleme : Dizinin bölümlerinde hala bahsettiğim o eksiklikleri hissediyorum. Fakat tekrar bakmak için çabalayacağım bir dizi değil demiştim ya. Asiye ve Mustafa'nın sahneleri için bu lafımı geri alıyorum. Özellikle Asiye karakterine bayıldım. Kaynanası ile laf atışmaları, Mustafa ile laf atışmaları, aşkları çok güzel ve eğlenceli. Çok hoşuma giden komik sahneleri de mevcut. Fakat hala mükemmel diyemem. Ki zaten 'Her güzelin bir kusuru vardır' derler, bu lafa katılıyorum ve bu dizi hakkında bunu söylüyorum. Dört dörtlük değildir hiçbir şey, o kadarı da olacak malum.  


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder