yerlidizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yerlidizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2021 Çarşamba

Yerli Dizi / Aşk Mantık İntikam

 Uzun zamandır yazı yazmadığım için nasıl yazı yazacağımı, nasıl giriş yapacağımı ve yaptığım yayının içeriği ile ilgili hangi konularına değineceğimi bilemiyorum. Kişisel hayatımda da kendimle ilgili her konuya değinmemeyi, her fikrimi söylememeyi alışkanlık haline getirdim. Çoğu kişi sessiz biri sanıyor beni bu yüzden. Uzun zamandır Türk dizilerine yorum yapmamıştım, bir şekilde yorum yapmaya çalışacağım. Yoksa gerçekten 'tamamen' bloga yazı yazmayı bırakacağım bu gidişle.

Dizinin tanıtımı geldiğinde eğlenceli olacağını düşünüyordum. Ve İlhan Şen'i başrolde görmeyi merakla bekliyordum. Burcu Özberk ile kimyaları uyar mı diye düşünüyordum ve izledikçe çok uyumlu olduklarını düşündüm. Dizi, Kore dizisi olan Cunning Single Lady'den uyarlama. Uyarlamalardan gına gelmiş olsa da, en azından bu sefer bir tık farklı bir konu uyarlanmış. 

Dizi ilk başlarda eğlenceli gidiyordu, ama saklanan sırlar ve klasik atışmalardan öteye gidemediği için ben biraz sıkılmaya başladım ama yine de izleyebildiğim yere kadar izlerim diye düşünüyorum. Başrollerin birbiriyle uyumu hoşuma gitti. Burcu Özberk'i ilk Güneşin Kızları'nda izlemiştim ve oyunculuğunun geliştiğini düşünüyorum ve güzelliğine güzellik katmış. İlhan Şen'de Ramo'da güzel harcanmıştı. Burada başrolde görmek çok güzel oldu.

Melisa Döngel ve Burak Yörük'ü kardeş yaparak çok güzel bir uyumu harcamışlar diye düşünüyorum. Ama kardeş olarak da dış görünüşleri birbirleriyle çok uyumlu. İkisinin karakteri de güzel ama aşk üçgeni oluşturacakları için karakterlerini sevdikleri için hırslandırıp kötü karakterlere dönüştürülecek gibi görünüyor. 

İki eski dünür olarak ailelerin atışmaları da eğlenceli. Esra'nın annesi Menekşe çok tatlı bir anneyken, parayı seven Ozan'ın annesi Zümrüt'ü sempatik buluyorum. Oyuncuların sempatik oluşunun da çok büyük etkisi var. Zümrüt parayla ilgili konuştuğu sahneler komiğime gidiyor. Normalde sinir olacağım kibirli bir karakter olsa da, dizideki karakter sempatikleştirilmiş. 

İlhan Şen'in gözlüklü haliyle daha yakışıklı olmasından bahsetmeden edemeyeceğim. 

14 Eylül 2020 Pazartesi

Yerli Dizi // Menajerimi Ara

 Fragmanını görünce beklenti ve merak oluşmuştu. Dizinin ilk bölümünü izlediğimde beklentimi harika karşıladı. Klasik Türk dizilerine nazaran farklı konusu var ve oyuncu seçimleri bence çok iyi olmuş. Tam "aa Türkler böyle kaliteli konularda bulabiliyormuş" derken bu dizininde uyarlama olduğunu öğrenmek beni hayal kırıklığına uğrattı. Dizinin orjinaline yapılan yorumlarda; orjinalinin yavaş ilerlediği ama bizimkinin daha heyecanlı ilerlediği tarzı yorumlar vardı. Dizideki küçük espriler bile hoşuma gitti. Normalde sardırmadan bir diziyi izleyemem fakat bu dizide hiç sardırmadan heyecanla izledim. 

Deniz Can Aktaş'ı Avlu'dan beri takip ediyorum, Aşk Ağlatır dizisine izlemiştim ve konusu biraz hayal kırıklığıydı. Saf, bir erkeğin onu korumasına muhtaç bir kız ve onun kurtarıcısı olan bir erkek klişesi. Hafsanur Sancaktutan ile hem görsel olarak hem oyunculuk olarak güzel bir uyumları vardı ama bu diziyle harcandı bence. Neyse asıl dizimiz Menajerimi Ara'ya gelirsek; dizide bir anda popülerleşmiş ve bu popülerlik dengelerini alt üst etmiş bir genç oyuncuyu canlandırıyor. Ben oyunculuğunu iyi buluyorum, burada da fena değil. 

19 Temmuz 2020 Pazar

Yerli Dizi // Sen Çal Kapımı

Yeni yayınlanan Türk dizilerinin genelde ilk bölümlerine bakmaya çalışırım. Hoşuma giderse izlemeye devam ederim ama çok nadir 5,10. bölümden sonrasına baktığımı hatırlıyorum. Belli bir süre sonra sevdiğim o dizilerde saçmalama evresine gelmiş oluyor ve ben taş çatlasa 15,20 bölüm bakabilmişimdir diye hatırlıyorum. Bu yaz başlayan dizilerde 3 isim duydum. Bay Yanlış, Çatı Katı Aşk ve Sen Çal Kapımı. Bay Yanlış dizisi oyuncuları yüzünden bende izleme istediği uyandırmıyor ama youtube üzerinden birkaç kesitine baktım ve yine izleme isteğim uyanmadı. Çatı Katı Aşk dizisine ise televizyonda ve youtube'da kesitlerine denk geldim. Bay Yanlış dizisinden daha iyiydi. Twitter üzerinde de bu diziyle ilgili bir taga denk geldim. Başrol kadın karakter yerine yan kadın karakterin başrol erkek ile olmasını istiyorlardı. Bence de yan karakter daha çok yakışıyordu başrole. Asıl anlatmak istediğim diziye gelirsek; Sen Çal Kapımı dizisinde başrollerde Hande Erçel ve Kerem Bursin var. Hande Erçel'i ilk Güneşin Kızları'nda izlemiştim ve o yandan bu yana baktığımda, Halka, Azize gibi dizilerinden de yola çıkarsam oyunculuğunu çok geliştirdi. Kerem Bursin ise; dizideki soğuk, disiplinli patron karakterine uymuştu. Dizinin konusu eh şöyle böyle ise; ya oyuncuları iyi olacak ya da sahnelerin ilerleyişi iyi olacak. Bu dizide klasik sözleşme ile nişanlanan fakir kız ve zengin oğlan olsa da ben sahneleri ve oyuncuları beğendim. Başrol karakterimiz Eda'nın arkadaşlarından Ceren karakterini canlandıran Melisa Döngel, Melek karakterini canlandıran Elçin Afacan daha önce izlediğim ve sempatik bulduğum oyunculardı. Figen karakterini canlandıran Sitare Akbaş'ı tanımıyordum ama onun karakteri de güzeldi. İlk iki bölümü izlediğim kadarıyla oyuncular diziyi kurtarıyor diyebilirim. Güzeldi. Devamını izler miyim bilmiyorum, gittiği yere kadar artık izlerim. 

11 Eylül 2018 Salı

Yerli Dizi // Keşke Hiç Büyümeseydik

Diziyi çıktığı gün izlemiştim. Bir süredir dizi yorumu yapmıyordum. İzlemişken bari yorumlarımı blogumda paylaşayım dedim.
Dizi adı nedeniyle çok hoşuma gitmişti. Fragman ve oyuncular pek ilgimi çekmemişti. Fragmanı izlediğimde beklentilerim çok düşük olmuştu. Fakat beklentimi aşan bir dizi oldu. 
Kullanılan müzikler gerçekten çok hoşuma gitti. 
Ufuk'un çocukken evlerinin önündeki kaldırımda oturup ağladığı ve babasının yanına gelip ona "Abin oynatmıyor diye ağlanır mı? Senin annen, baban var, abin, ablan var, hepsi seni seviyor." demesi. Kendi babamı aklıma getirdi. Bir gün o gidince ben ne yaparım, üzmemeliyim onları dedim.
Ufuk'un şimdiki zamanda o ana gidip kendi göz yaşını silmeye çalışması ve "Bir an için geçmişe dönebilsen kendi çocukluğunun göz yaşını silersin." demesi. Bu sahne en çok hoşuma giden sahneydi.
Ben babalarını  bir an için ölmediğini çocuklarına oyun oynadığını düşündüm. Belki de bu benim isteğimdi, çocukların babalarının değerini anlaması için.
İlk torun olan Hulusi karakterini oynayan kişinin (Sadri Alışık) ağlama rolünü beğenmedim. O duyguyu hissettiremedi. Ama dizideki en iyi karakter torun Hulusi'ydi. 
Ufuk ve sevgilisine olanlara da çok üzüldüm. Ben Ufuk karakterinin kıza karşı ciddi olmayan biri olduğunu düşünmüştüm.
Genel olarak oyunculara yorum yaparsak hepsi bilindik, iyi oyuncular. Burada da karakterlerinin hakkını vermişler. Hele kötü karakterleri oynayan oyuncular çok iyiydi, karakterlerine sinir oldum. Çocuk oyuncular da çok iyiydi. 
Torunların birbirlerini, amcalarını filan tanımamaları günümüzde çoğumuz böyleyiz. Kimimiz bu filmdeki damat ve yengelerden muzdaripiz, bu yüzden aralarında bulunmak istemiyoruz. Kimimiz hiç daha akrabalarımızı tanımıyoruz. 
Bizi geçmişe götüren bu diziyi genel olarak beğendim fakat fırsat buldukça izleyebilirim.


17 Temmuz 2018 Salı

Yerli Dizi // 4N1K İlk Aşk

Sosyal medyada bu dizi ile ilgili bir çok replik gördüm. Gençlik dizisine uygun, eğlenceli bir diziye benzediğini düşündüm. 

Filmi de vardı. Fakat orjinali Wattpad den çıkma bir kitap olduğu için pek ilgimi çekmemişti filmi. Ama şimdi de dizisi çıktı. İzlemeden önyargılı olmak istemiyorum tabi ki. 
Oyuncu kadrosundan iki ismi biliyorum: Cihan Şimşek ve Sina. Açıkçası Cihan'ı Disney Channel Turkey'de yayınlanan Zil Sesi'nden biliyorum. Oyunculuğunun gelişmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyordum. Bu diziyle oyunculuğunu gelişip gelişmediğini görmüş oldum ve gelişmiş ama hala gelişmeye çok ihtiyacı var kanısına vardım. Sina'ya ilk gelince Vinelar ilk çıktığı zamanlar izliyordum. Eğlenceli oluyordu. Hem az vinecı vardı hemde çekecekleri konu çoktu. Fakat işte bu zamanlar izlemiyorum. Sina'da yüksek bir ihtimal konu bulamadığı için komik olamayanlar kefesindedir ya da bırakmıştır bilmiyorum. 
Yeni ve genç oyuncuları görmek açıkçası beni mutlu ediyor. Türk dizilerinde çoğunlukla 30 yaşındaki oyuncular 16,17 yaşındaki liseli genç rollerini oynuyor. Hani yaşını göstermiyor deseniz neyse ama yaşını gayet gösterip liseli rolü oynamaları pek hoşuma gitmiyor. Bu dizide 91'li bile var fakat liseye uygun tipleri var, bu nedenle dizinin en sevdiğim yönlerinden birisi bu. Oyunculuklarının gelişmeye çok ihtiyacı var. Kullanacağım kelime yanlış mı olur bilmiyorum ama replikler tam ergen işi. Ben genelde böyle sözlerden haz etmem. Dediğim gibi şimdiki ergenlik çağındaki gençlerimize uygun replikler olmuş. Ama liseden mezun olalı 4 sene filan oluyor. Çokta büyük değilim fakat lise yıllarımda izlediğim bir dizi olsa hoşuma gidebilirdi. Karakterler arasından en çok Oğuz Ünal'ı sevdim. En çokta Oğuz karakterini oynayan kişinin oyunculuğunu beğendim. 


9 Temmuz 2018 Pazartesi

Yerli Dizi // Meleklerin Aşkı

Fragmanlara baktığımda farklı ve eğlenceli bir konu olduğunu düşündüm. Bir an önce izlemek istedim. 
Bu dizi yaz dizileri arasından üçüncü beğendiğim ve en beğendiğim dizi. Yani şunu diyeceğim artık "Umarım diğerleri beni o kadar sarmaz." Hepsine bakamayacağımı biliyorum çünkü. Normal zamanda kaçırmadan izlediğim tek bir dizi var. Birkaç dizinin bölümlerini de genelde kaçırıyorum. Onları da youtube sayfalarına yüklenen kesitlerden izliyorum. 
Başrol kadın oyuncuyu Tutsak dizisinden biliyorum ve ilk başlarda sevip sonradan rahatsız olmaya başlamıştım. Dizideki karakterinden mi kaynaklı bu şekilde kötü oynuyordu bilmiyorum ama oyunculuğu beni o dizi de rahatsız etmişti. Bu dizi de oynadığını gördüğümde biraz üzüldüm. 
Annenin bebeğini terk ettiği sahnede çok duygulandım. Bunun sebebi o sahnenin ağlatacak kadar iyi çekilmiş vs olması değildi. Ben bu aralar o kadar hassasım ki biri a dese gözlerim doluyor. Şu an kendi yorumuma gülesim geldi. 😂 
Yaşlı teyze ve amcalar çok şekerdi ya. Diziye ayrı bir neşe katmışlar.
 "Aa şu ağzı demirli olanı" ahahaha Necmettin dizinin neşesi.
Dizide her şeyi sevdim, replikler olsun oyuncular olsun konu olsun fakat illa bir problem olacak değil mi? Başrol kadın ve erkek oyuncunun kimyaları uymamış.İleri de belki daha iyi olabilirler diye umut ediyorum. 
Benim Annem Bir Melek dizisini severek ve eğlenerek izleyen biri olarak burada da Oya Başar'a bayıldım. 
Dizi de en güldüğüm sahneler Necmettin ile Yağmur'un sahneleri. Hele Necmettin'in eli uyuşuyordu sanırım. O sahnede elini tuhaf tuhaf oynatıp duruyordu. Necmettin'e Yağmur ile aynı tepkiyi verdim ilk başta, sonra kahkahalar...


6 Temmuz 2018 Cuma

Yerli Dizi // Erkenci Kuş

Dizinin fragmanını çok beğendim, izleme isteğimi arttıran fragmanları vardı.
Demet Özdemir'i ilk kez Çilek Kokusu'nda izlemiştim ve oyunculuğunu beğenmemiştim. Bu dizide zamanla kendini geliştirdiği gözle görülüyor. Sadece yaz dizileriyle romantik komedi türünde diziler oynuyor olması da ayrı bir konu zaten. "Yalın şarkı çıkardıysa yaz gelmiştir." gibi şakalar Demet Özdemir'e de yapılabilir artık. 
Yaz dizilerinin arasından kesinlikle izleyemeye devam edeceğim dizi bu dizi. Daha önce söylediğim gibi konudan çok dizilerin gidişatı, oyuncuları ve özellikle repliklerine dikkat ediyorum. Dizinin gidişatı güzel ilerliyor. Oyuncularda karakterlerine cuk oturmuş. Replikler deseniz gerçekten tadında olmuş, izlerken sıkılmadan izleyebileceğim bir dizi. 
Oyuncuların çoğu daha önceden NO:309 da birlikte yer aldıklarından olsa gerek kimyalarının çok uyumlu olduğunu düşünüyorum.
Sanem ve Leyla'nın kardeş ilişkileri çok eğlenceli. Leyla karakterini canlandıran Öznur Serçeler'in oyunculuğunu da çok beğeniyorum. Karakterinin hakkını çok iyi vermiş yeniden.
Demet Özdemir ve Can Divit'in kimyalarının pek uymayacağını düşünüyordum fakat dizide birbirlerini iyi tamamlamışlar.


Yerli Dizi // Darısı Başımıza

Fragmanını ilk izlediğim zamanki duygu ve ilk bölümü izledikten sonra fragmanı izlediğim duygu birbirinden çok farklı oldu. Sizde benim bahsettiğim sırayla izlerseniz ne demek istediğimi anlarsınız.
Dizi tam bir yaz klasiği olmuş. Bence yaza uygun, izlerken vaktimizi güzel geçireceğimiz bir şekilde olmuş. Romantik komedi dizilerini seviyorum ve bu konuda gerçekten hakkını vermişler.
Romantik komedi dizilerinin konusunun alt yapıları hep aynı tarzda olduğu için dizilerin gidişatına, oyuncularına ve özellikle repliklerine önem veriyorum.
Oğlan ve kızın tanışma kurgusu bence çok eğlenceliydi. Kadın başrolü oynayan kişiye pek ısınamadım ve oyunculuğunun biraz eksik olduğunu düşünüyorum.
Rüya ve Merter'in sahneleri, Rüya ve ailesinin (annesi ve erkek kardeşi) sahneleri de eğlenceliydi. Yani anlayacağınız genel olarak eğlenceliydi (özellikle Rüya'nın bulunduğu sahneler) fakat bazı oyunculardan hoşlanmadım.
Rüya karakterini gerçekten çok sevdim, eğlenceli ve farklı bir karakter.
Klasik aşk dizilerinden farklı olan yönü kızın şapsal, sakar birisi olmayışı. Erkek başrolün ise soğuk nevale, kendini beğenmiş bir karakter olmaması. Beni dizide baymayan en önemli unsurlar bunlardı.
Büyükler işin içine girince entrika, kader filan da girmeye başladı.
O onun çocukluk arkadaşı, öbürü onun kuzeni, esas oğlan ikinci oğlanla kardeş. Pek hoşlanmadım bu kısımdan, ne saçmalıyor yahu bunlar dedim. 
Ama gençlerin bölümü devreye girdiğinde izlenmeye değer, eğlenceli bir dizi.
Bu arada Ozan Dolunay'dan da özel olarak bahsetmek istiyorum. Kendisini ilk kez Lise Devriyesi'nde görmüştüm. Bu dizideki Ozan karakterine yakıştığını düşünüyorum. Soğuk nevale bir karakter olsaydı pek yakışmazdı. Fakat sıcakkanlı, düşünceli erkek rolünde olması ona yakışmış.

Spoiler : Ya inanmıyorum iki erkek kardeş aynı kıza aşık. En sevmediğim şey. Bu ana kadar her şey mükemmeldi. Tabi bakalım bu olayı nasıl devam ettirecekler. Fazilet Hanım ve Kızları gibi olmaz inşallah.

4 Temmuz 2018 Çarşamba

Yerli Dizi // Kalbimin Sultanı

Yavaş yavaş yaz dizileri başlıyor. Başlayan diziler arasında Kalbimin Sultanı dizisi de yer alıyor. Dizi tarihten ilham alınmış bir masal yani hayal ürünü bir dizi. Açıkçası dizi benim pek ilgimi çekmemişti ama birkaç sahnesini görüp izlemeye karar verdim.
Genelde hayal ürünü olan böyle dizilere gelen yorumlar; "Gerçeği anlatmıyor, gerçekte hiçte böyle değil" şeklinde oluyor. Zaten dizi başlangıcında bir yazı verilmiş "Hayal Ürünü" diye. Bazıları dizinin başlangıcındaki yazıyı mı okumuyor, yoksa hayal ürününün ne demek olduğunu mu bilmiyorlar, gerçekten anlamıyorum. Belki de toplum bu tür dizilere alışık olmadığı içindir. Hayal ürünü olan diziler çıktıkça yavaş yavaş toplum alışacaktır diye düşünüyorum. 
İlk başta oyuncuların sesleri dublaj gibi geldi, özellikle kadın başrol Anna'nın sesi dublaj gibiydi. Bu biraz beni rahatsız etti. Fakat daha sonra izledikçe seslere alışmaya başladım.
Bazı yerlerdeki efektleri, shopları, beğenmedim. Kostümler ve dekorasyonun iyi göründüğünü düşünüyorum. Özellikle Anna'nın giydiği kostümleri ve saç tasarımı çok hoş görünüyor. 
Ali Ersan Duru'yu ilk başta tanıyamadım. Bir yerden tanıdık geliyordu ama kim olduğunu çıkaramamıştım. Sakallar ve kostümü onun görünüşünü çok değiştirmiş fakat rol ona yakışmıştı. Özellikle sesi bana çok tanıdık geliyordu. Oyuncuları araştırdığımda kim olduğunu öğrendim ve "Ah!" dedim "O reklam" .
Dizinin repliklerinde en beğendiğim replik; "Ama anam hünkarım vere vere bir altın mı verdi o 1 keseden aşağı vermez." 
Dizi karşıma çıktığında izlemeye devam ederim ama sürekli takip edeceğim bir dizi değil. Kişisel dizi zevkime maalesef uygun değil. 



26 Nisan 2018 Perşembe

Yerli Dizi // Servet

Ve yine fakir bir hayat süren genç kızın aslında varlıklı bir aileden geliyor oluşu konulu bir dizi. Geçenlerde küçük bir kesitine denk gelmiştim. Kız ankesörlü telefondan oğlanı arayıp duruyordu, bir türlü kendi numarasından aramıyordu. Değişik bir kurgu sanırım dedim, merak ettim. Konusunu okuduğumda ilgimi çekmedi fakat oyunculardan birisi Baran olunca kesinlikle izlemeliyim dedim ve izlemeye de devam etmeyi düşünüyorum. Baran'ı Adı Efsane dizisinden beri seviyorum. Oyunculuğunu çok başarılı buluyorum.
Dizinin ilk sahneleri yani geçmişi anlattığı sahneler beklentimin üzerindeydi.
İzlerken Baran ile Yusuf'u karşılaştırdım başrol için. Yusuf başrole cuk oturmuş, zengin, akıllı, iyi bir karakter. Baran'ın ise ikinci karakter olacağını seziyorum. İzlerken Baran sen benim yüreğimin başrolüsün dedim. Fakat Baran'ın ikinci karakter olması canımı çokta yakmıyor, bunun sebebi başrolün Yusuf olması. Yusuf Çim'i de sevdiğim için sorun olmuyor, ileride başka bir dizide umarım Baran başrol olur.
Narin'in Korkmaz'dan hoşlandığını düşündüm ama emin değilim. Korkmaz Ferah'a aşık olup ikinci erkek karakter mi olacak, Narin'e aşık olup ikinci çiftin erkek karakteri mi olacak bilmiyorum. Benim isteğim ise; ikinci erkek karakter olmasında yana. Narin, Korkmaz'ın yanında fazla küçük kalıyor, kardeşi gibi. Korkmaz, Ferah'a aşık olursa, onun acı çeken aşık rolünü daha önce gördüm, çok iyi oynuyor.
Dizinin konusunun altyapısı, yani bir noktası bu sene başlayan üç dizi ile aynı. Aynı olan kısım şu; sefillik içinde yaşayan gencin aslında varlıklı bir ailesi var. Fakat bu dizinin gidişatı diğer üç diziden farklıydı. Örneğin; kızın kim olduğunu hemen öğrenmediler.
Yusuf Çim'in oyunculuğunu eleştirmek istiyorum; açıkçası Çilek Kokusu'nda ve Seven Ne Yapmaz dizilerinde oyunculuğunu eksik buluyordum. Bu dizide de bazı noktalarda hala o eksikliği hissediyorum ama eskiye nazaran oyunculuğu bayağı gelişti. Şu ana kadar izlediğim bu üç dizisinde de kendine yakışan karakterlerde oynamıştı. Belki de oyunculuğunda olan eksiklikleri kendine yakışan karakter seçmesiyle kapatmıştı.
Sahneler, gidişat beklentimden farklı ve güzeldi. Oyuncuları genel olarak sevdim. Diziyi sadece Baran için değil, güzel olduğu içinde izleyeceğim. Entrika dolu klasik bir aşk dizisi seviyorsanız buyurun sizde izleyin. 



"İtaati öğrenenler cesur olmayı öğrenemezler."

6 Nisan 2018 Cuma

Yerli Dizi // Bir Mucize Olsun

Öncelikle dizinin konusunu bilmeyerek izlemeye başladım. Dizinin ilk başlarında konuyu Gülizar dizisine benzettim. Benzettiğim noktalar şöyle; kız fakir, pavyonda çalışan bir ailede büyüyor. Anne, babası ölmüş ve dedesi yıllar sonra vicdanını rahatlatmak için onu yanına getirtiyor. Bir bakın ki bu dede de öyle bir zengin ki, yetmezmiş gibi zengin dedemizin ailesi kızı istemiyor, hor görüyor.

İlk başta kızın ekmek alıp geldiğinde annesinin ona eziyet etmesi ve ardından ekmeklerin yere düşmesi, filan derken kıza vurup suya düşürmesi. Dedim bu nasıl bir anne, neden böyle davranıyor, sanırım gerçek annesi değil ve o sırada gerçek annesi olmadığı ortaya çıkıyor. Damla karakterinin suya düşüş sahnesi çok güzeldi, gerçekten çekim açısı filan çok güzel olmuş. Sahneleri, efektleri çok beğendim. Hele yavaşlatılan sahneler ayrı bir güzeldi.

Son zamanlarda dizilerde kısa kız, uzun erkek modası burada da baş gösteriyordu. Ama Su Kutlu yaşına göre fazla minik durduğu için Furkan Palalı'nın yanında fazla küçük durmuş. Ama buna rağmen ben ikiliyi yakıştırdım, belki de ikilinin açık tenli olması yakıştırma sebeplerimin en büyüğüdür.
Furkan Palalı'nın oyunculuğunu No:309 dizisinde biraz eksik buluyordum. Burada gerçekten oyunculuğunu geliştirdiği gözle görülüyor. Karakteri de ona çok yakışmış.
Dizi boyunca sinirimi tepeme ne kadar çıkarsa da övmek istediğim iki oyuncu var ; bunlardan birisi Ahu Sungur. Gerçekten oyunculuğunun hakkını çok iyi vermiş. Dizideki karakterini yererken Ahu Hanımı bol bol övdüm açıkçası. Gerçekten ne kadar sinir kat sayılarımı da arttırsa dizinin olmazsa olmazı gibiydi. Bazı sahnelerde çok komikti. Örneğin, Esma Sancaktar evine geldiğindeki değişimi. Esma'ya sarıldığındaki sahne hele beni benden aldı.

İkinci övmek istediğim oyuncu ise; Esma Sancaktar karakterini canlandıran Ayşegül Günay. Kötü karakter bir insana bu kadar mı yakışır. Asaletine diyecek sözüm yoktu. 
Fırat karakterini canlandıran Rıdvan Aybars Düzey'in sahneleri çok az olsa da onun ikinci erkek karakter olduğunu anlayabildim. Ona daha fazla sahne verilmesi gerektiğini düşünüyorum. 
Şimdi başrol çiftin aşk olayındaki pürüzsüzlük şu; Yiğit, Azim Beyin ikinci evliliğinden olan kızı ile nişanlı. Yiğit'in nişanlısı Damla'nın teyzesi oluyor sonuç olarak. Teyzesinin nişanlısı ile aşk yaşayacak olmasındaki tek desteklenecek nokta; teyzenin kötü kalpli oluşu ve daha evli olmayışları. 

Maksude ve kızının, Damla'nın hoşgeldin partisine gidişi ve insanların Maksude ile söylediği şarkı yüzünden dalga geçmesi. O sahnede Damla'nında elinden tutup birlikte orayı terk etmeleri "ne de olsa o kadar baktı ona" dedirttirmişti ki dışarı çıktıklarında "Ne olursa olsun sen burada kalacaksın" deyip elini bırakıp gitmesi hayal kırıklığına uğrattı beni.

Genel olarak dizi entrika doluydu ve konu klasikti.

31 Mart 2018 Cumartesi

Yerli Dizi // İnsanlık Suçu

İki gündür televizyon izleyemiyorum ve bilgisayarın başına geçmeye de vakit bulamadım. Bugün az buçuk televizyona bakmaya çalıştım. İnsanlık Suçu ve Masum Değiliz aynı anda başlamıştı. Bu nedenle birisini tercih ettim ve bu İnsanlık Suçu oldu. Vakit bulunca internet üzerinden Masum Değiliz'e de bakacak, yorumunu paylaşacağım.

İlk 15 dakikasını izleyemedim fakat izledikçe konuyu ve başında neler olduğunu çözdüm. Gizem Karaca ve Kaan Yıldırım'ın başrolü paylaşıyor olması iyi olmuş, ikisinin uyumlu olduğunu düşünüyorum. Ahmet Mümtaz Taylan'a ise, zengin beyfendi rolü yerinde olmuş. Kendisi bu rollere yakışıyor, iyi bir oyuncu olduğunu da söylemeye gerek görmüyorum. Serkay Tütüncü ise, biraz eksiklikleri var fakat kötü değildi. İleri ki zamanlarda gelişebileceğine inanıyorum.

Başrolümüz Cemal karakterini canlandıran Kaan Yıldırım'ı en son Klavye Delikanlıları'nda görmüştük. Karakterini ve oyunculuğunu beğenmiştim. Burada da fiziği olsun, görünümü olsun, ses tonu olsun Cemal karakterine çok yakışmış. Hele bağırıp sinirlendiği sahneleri çok iyi. Ses tonu ve rengi nedeniyle yakışıyor. 

Gizem Karaca'nın karakteri ve oyunculuğunun burada pasif kaldığını düşünüyorum, belki ilk bölüm olduğu için öyle geldi.

Cemal'in en yakın arkadaşı Selim karakteri ise, ilk başta güven vermiyordu. Cemal'in başına iş açıp üstüne atıp gidecekmiş gibi hissettirdi. Daha sonra direksiyonun başında ben vardım, deyip suçu üstlenince ha dedim, şimdi güvendim. Fakat sonunda çocuğun oradan kaçmış olması, polislerin ikisinin peşlerine düşmeleri... Cemal ve Selim kaçmak yerine polisi arasalardı, polis gelince Selim ben direksiyonun başındaydım deseydi. Bu şekilde polis Cemal'in peşine düşmezdi. Fakat herkesin kullandığı şu lafı kullanacağım ; dizi işte. Dizinin yürümesi, aksiyonun girmesi gerektiğinden böyle yapılmış. Cemal'in amcasının şirketine gittiğinde polisin gelip sahnede onu tutuklaması ve polis arabasına binerken Suna'ya söylediği şey... Dizi de entrika bol bol mevcut. 

Geçmişte iki kardeşin aynı kadına aşık olması ve kardeşlerden birisinin bu kadınla evlenmesi ve böylelikle iki kardeşin düşman olması. Geçmişlerinden gelen düşmanlık daha farklı olabilirdi bence diyeceğim ama sadece bu kadarla kalmıyor olabilir. İleri de bu düşmanlığın altından daha farklı bir şey çıkarabilirler.

Geçmişin tekerrür etmesi yani amca çocukları olan Cemal ve Gökhan'ın da aynı kızla ilgili, ilişkili olması. Aşık demiyorum çünkü, Gökhan Suna ile nişanlı olsa da aşık değil. 

Bu arada Melike İpek Yalova'yı ise çok şeker buldum, karakteri de çok hoşuma gitti. İlerleyen zamanlarda biraz kötü bir karaktere dönüşebilir belki, sebebi ise; Cemal'e olan ilgisi. Cemal'in ona değil Suna'ya ilgi duyması ise onu ikinci kadın karakter yapıyor. Kıskanç, kötü bir karaktere mi dönüştürürler yoksa aşkını içine atan, iyi aşığa mı, bilemeyeceğim.

Genel olarak dizi kilişeydi, pek benim izleyeceğim tarzda değil.  



29 Mart 2018 Perşembe

Yerli Dizi // Avlu


Dizinin fragmanlarından dolayı beklentim biraz düşüktü. Dizinin ilk yarım saatinde beklentimin ortalarında devam etti. Olaylar, sahneler ilerledikçe iyileşmeye başladı. Beklentimin üzerine çıktı. Hele bir sahne var, o sahnede şok oldum. Değineceğim o sahneye daha sonra.

Demet Evgar, Ceren Moray, Şebnem Dönmez gibi bilindik oyuncular yer alıyor. Kadro çok iyi oyunculardan seçilmiş. Hepsi rollerine yakışmış ve çok iyi hakkından gelmiş. Özellikle birkaç oyuncuya değinmek istiyorum. Şebnem Dönmez'den çok iyi müdire karakteri olmuş. O topuz yaptığı saçı bu karakterini daha iyi desteklemiş. Fakat gözlüklerini beğenemedim. Ceren Monray ise; oyunculuğunu beğendiğim bir oyuncudur. Kendisi Azra rolünün hakkından çok iyi gelmiş, hele kızıl saçları onunda karakterini iyi desteklemiş. Deniz karakterinin Kudret karakterine karşı gelişi çok havalıydı. Çayı getiriyor, beğenmiyor, çayı götürüp yenisini getiriyor derken "Hayır" dedi. O esnada ses tonu ve bakışları çok iyiydi Demet Evgar'ın.

Çağlar Onur Öztürk çok beğendiğim bir oyuncu. Fakat doğru düzgün dizilerde pek yer almıyor. Burada beklemiyordum onu görmeyi. Maşallah formayı çok iyi taşımış üzerinde. Daha çok sahnesi olursa daha memnun olurum, kaliteli bir oyuncu. 

Psikolojik Danışman Melis Ersoy'un çabalarını anlıyorum ama o çabalar müdirenin sözünden çıkmayan, müdireye fikrini bile belirtemeyen gardiyanlar oldukça zor iş.

Şok oldum dediğim sahneye gelelim ve bu konuda bahsetmeden önce burasının spoiler içerdiğini söyleyelim. Okumadan önce izlediğinizden emin olun : Müdirenin orada ne işi vardı? Ona bunu kim yaptı? Deniz'in başına kalacak iş belli. Ya çok üzülüyorum, suçu sen işlemiyorsun ama cezasını sen çekiyorsun. Kocan demiş, o yapmadı, ben vurdum kendimi diye ama sen orada işlemediğin bir suç yüzünden temelli kalacaksın. Cidden üzüldüm, burada babam dedi ki; hayat hep böyle... Bu sözün üstüne ne denir ki artık, hayat gerçekten hep böyle.



26 Mart 2018 Pazartesi

Yerli Dizi // Tehlikeli Karım

Bugün ikindi üzeri uyumuşum, uyandığımda saat 20.00 idi. Tam dizilerin başladığı saat dedim, bugün yeni bir dizi başlayacaktı hemen kanalları karıştırayım dedim. Showtv'de Tehlikeli Karım vardı. Seçkin Özdemir'in oynadığı dizileri genelde beğenmiyorum ki çoğu tutulmuyor, belli bir süre sonra izlenmeyip yayından kalkıyor. Seçkin Özdemir'in oynadığı bir dizi varsa "evet bu dizi benim hoşuma gitmeyecek bir dizi" diyorum. Ve genelde Uzak Doğu uyarlama dizisi çıkıyor. Nerede Uzak Doğu uyarlama dizi var ben varım diyor Seçkin Bey resmen. Eski izlediğim dizilerinde oyunculuğunu beğenmeyişim nedeniyle bu yeni başlayacak olan dizisinden beklentim çok düşüktü. Fragmanını da beğenmemiştim. Dizinin ilk bölümü beklentimin üzerinde bir bölümdü. Seçkin Özdemir'in oyunculuğunda hala eksiklikler olsa da eskiye nazaran gelişmiş olduğunu gözlemledim.
Gonca Vuslateri bildiğimiz bir oyuncu, Derin rolüne yakışmış ve üzerinden iyi gelmiş. Mustafa Üstündağ ise rolünün hakkından çok iyi gelmiş, sevdiğim yetenekli bir oyuncudur zaten. Sahneler, gidişat iyiydi. 
Konuyu da çok beğendim. Dediğim gibi beklentimi aşmıştı. Fakat nasıl ilerletirler bilemiyorum. Kurguyu nasıl devam ettirecekler, olayları nasıl ilerletecekler orasını bilemiyorum. Pek ilerleyecekmiş gibi görünmüyor. Bu arada yabancı olan dizi müziği çok hoşuma gitti. 
Başrol kadın karakterimiz Derin adına çok üzüldüm. Tırnağını kerpetenle sökmesi kocasının onu öldürmek istemesi ve aldatmasından daha az acı verici olmuştur. Alper bütün bunları hak etti diyebilirim. Gerçekten böyle bir kadını neden aldatırsın ki? Ailen bile seviyor. 

Nilay Erdönmez, Adı:Zehra dizisindeydi ve ortadan birkaç bölüm sonra çıkmıştı ve burada tekrar karşımıza çıktı. Oyunculuğunu orada tam olarak görememiştim. Burada karşıma tekrar çıkması iyi oldu.
Oyuncu kadrosu iyi seçilmiş, Seçkin Özdemir'i beğenmesem de bu role yakıştığını düşünüyorum. İzlerken film havası veriyordu. Bu düşünceye kapılmam bir yandan güzel hissettirse de bir yandan kurguyu nasıl devam ettirecekler diye de düşündürmedi değil. İlk bölümden gerçekten keyif aldım, bazı eksik noktaları olsa da. Bakalım devamı nasıl olacak?
Derin'e kocasının onu aldattığına dair fotoğrafı gönderen kişi kimdi? Kurgunun esrarengiz kilit noktası bu olacak sanırım. Merak noktam bu. 


22 Mart 2018 Perşembe

Yerli Dizi // Fi

Olayları anlamak için uğraşırken biraz sıkıldığımı itiraf edeyim. Keşke televizyonda izlemek yerine internet üzerinden izleseydim. İnternetten izleseydim videoyu sardırma şansım olurdu en azından. 2 saat boyunca televizyona bakmak ve aralarda reklam olması beni yoruyor, sıkıyor. 

Benim düşünceme göre; Can geçmişinde bir aşk yaşadı. Ama bu aşk sıradan, saf aşklardan değildi. Takıntı tarzında olan, zararlı bir aşktı. Bu yüzden adam belli bir süre psikiyatri desteği gördü. Adam bir psikiyatri olmasına karşın kendi psikolojik sorunları da var. Olabilir, insanlara iyi gelip kendisine iyi gelmiyor olabilir. 

Dans sahnesini beğendim. Serenay Sarıkaya'nın fiziği güzel olduğu için dansa uygundu ve güzel dans ediyordu. 
Can bir tüy ile Duru ve sevgilisinin arasını neredeyse bozuyordu fakat ikilinin aşkı bir tüy ile kül olup gidecek kadar değilmiş, bir limon ağacı ile tekrar düzeltilebilecek bir sorun yaşadılar. 
"Siz duygu körüsünüz." Can'ın yanındaki kadının diyeti bir hafta önce bırakmış oluşunu fark edişi ve bunu diğer kişilere anlatışı, güzel bir sahneydi. 
Deniz'in baş dansçının diğer dansçılardan farklı giyinmemesini istemesi düşüncesini anlıyor ve hak veriyorum. Aynı zamanda Deniz'in bu konuda haklı oluşu Duru'yu haksız yapmıyor. O ilk kez bir baş dansçı olmuş, onun için önemli bir an sonuçta. İkisininde haklılık payı var. 

Genel olarak merak ederek izliyorum, izlemek istiyorum fakat çok ağır ilerliyor. Biraz sıkıcı ve monoton ilerlediğini düşünüyorum. Fakat normal Türk dizilerinden farklı bir kurgu ve ilerleyişe sahip. Sahneler, müzikler klasik Türk dizlerinden farklı olmuş. 
Gazeteci kadın hayatını mahvetti sırf Can'a tımarhane ile ilgili soru sorduğu için, bakalım intikamını alabilecek mi? 
Replik ;
"Halkımızın özel alan anlayışı sıfır, mimarimizin de çözümü perde."

Şunu da not edeyim, devamını televizyondan değil internetten izlemeyi düşünüyorum. Geçişlerde bir sorun var diye düşünüp duruyordum. Twitterda yorumlara baktım. Hep sahneleri kesmişler diyor önceden izleyenler. Bu yüzden internetten izlemeye devam edeceğim.

21 Mart 2018 Çarşamba

Yerli Dizi // 8. Gün

Öncelikle şunu söylemeliyim giriş kısmına bayıldım. "Perşembe; birini daha öldürdüm."
İzlerken sürekli noluyor yahu? dedim. Heyecan, aksiyon, merak, şaşkınlık duygularını güzelce yaşattı. Dizi beklentimi karşıladı. Devamını izlemeyi düşünüyorum. 
Oyuncu seçimleri çok başarılı olmuş, üstüne kurgu da iyi olunca muazzam olmuş. Gidişat, geçişler bence çok iyiydi. 10 numara 5 yıldız diyebilirim. Tabi bazı yerlerde ne olacağını tahmin edebilmemden puan kırabilirim. Genelde tahmin edebileceğim olaylar yaşanması, şurada şu olacak kesin dediğimde o dediğim şeyin olması beni sıkıyor. Şaşırtın beni, şaşırtın. Tabi son sahnede şok oldum. Bu çok iyi geldi. Diziye işte o an 'mükemmel' dedim.

Bahar Yüksel (Burcu Biricik) in annesinin ölmediğini tahmin edebiliyordum. Fakat bu şekilde yaşıyor olmasına çok şaşırdım. Güzel bağladıklarını düşünüyorum.  

Bahar neden olaydan sonra kocasına soğuk davrandı pek anlayamadım, belki de o aralar sardırdığım için bir şeyleri kaçırmış olabilirim. 
Buğra Gülsoy'un karakterine bayıldım. Zaten Burcu Biricik ile başrol olacaklarını öğrendiğim zaman sevinçten dört köşe oldum. Buğra Gülsoy'u en son Özge Özpirinçci ile Aşk Yeniden dizisinde izlemiştim ve ikili çok uyumluydu. En yakıştırdığım çift onlardı. Burcu, Özge'nin bu konudaki bendeki yerini devralabilir mi bilmiyorum. Buğra ve Burcu'nun dizideki etkileşimlerini, uyumlarına bakıp göreceğiz. 
Burcu Biricik en sevdiğim oyuncuların başında geliyor. Hayat Şarkısı dizisinde onun oyunculuğunu çok beğenmiştim. Bu dizide de karakterinin üstünden iyi gelmiş.
Yazılımı sızdıran hainin kim olduğunu öğrenince biraz hüsrana uğradım. Hainin en yakınlarından birinin çıkması gidişatı daha da güzelleştirmiş. 
ATV dizilerinde hep bir eksiklik hissederdim. Bu dizide de ufacık minnacık eksiklikler hissetsem de ATV dizisi olduğunu anlamamıştım. ATV dizilerindeki hissettiğim o her zamanki eksiklik bu dizide yoktu. Hatta fazla iyiydi.
Ozan'ın, Bahar'ın karşısına bir rastlantı olarak çıkması ve ona yardım etmesi, kıza yakınlaşmak için güzel bir taktik. İkilinin aralarında oluşacak olan bağ nasıl olacak diyordum, bu şekilde olacakmış. 
Ve en sonda hiç alakası olmayan, hiç beklemediğim bir şey oldu; 
SPOILER : Hayati Şahin, Bahar Yüksel'in babası mı? Ne? Nasıl? Neden? 


20 Mart 2018 Salı

Yerli Dizi // Yasak Elma

Fragmanını gördüğümde hafta içi her gün çıkacak klişelerden oluşan klasik bir dizi bekliyordum. Klasik ve klişe kısmı doğru çıktı, fakat hafta içi her gün değilmiş, haftada bir bölüm yayınlayan dizilerdenmiş. Dizinin oyuncuları birbirinden başarılı ve tanınmış isimlerle dolu. Açıkçası böyle klişe bir diziye yakıştırmadığım, daha iyi kurgulara layık oyuncular var dizide diye düşünüyorum. Oyuncuların çoğu canlandırdıkları karakterlerin üzerinden güzel gelmiş, hepsine canlandırdıkları karakterleri yakıştırdım. Fakat oyunculuklarda biraz eksiklik olduğunu hissettim. Nasıl desem bilemiyorum, belki de kurgu klişe olduğu için bana eksik gelmiş olabilir. Fakat bir şeyler eksikmiş gibi hissettim. Entrikalarla dolu bu diziyi ölsem kimse bana izletemezdi. Dün bana ne oldu, bilmiyorum. Fakat kendimi izlerken buldum. Bayağı bayağı izliyordum. Televizyondan izlediğim için sardırmıyorum da siz düşünün. Sanırım oyunculardan kaynaklı izlememe sebebim. Tanımadığım ya da merak etmediğim oyuncular olsaydı yüksek ihtimal kanalı değiştirirdim. Uzun süreli takip eder miyim bilmiyorum, ama denk geldiğimde izleyeceğim bir dizi diye düşünüyorum. Onur Tuna'yı Filinta dizisinde görmüştüm ve çok etkilenmiştim. Fakat diziyi sürekli izlemiyordum (Genel olarak dizileri takip etmediğim için başka sebebi yok.) Filinta dizisindeki karakterinden Alihan Taşdemir karakterine geçişi biraz gözümün alışması gerek diye düşündürdü. Zengin, kolay etkilenmeyen, kibirli gibi dursa da sıcacık kalbi olan klasik bir erkek karaktere yakışsa da benim gözümde Filinta Mustafa o.

Böyle klişe bir diziye yakıştırmadığım diğer bir oyuncu ise Şevval Sam. Şevval Sam'ın asla unutamayacağım dizisi Gülbeyaz. Açıkçası kendi kendime dedim ki, sen daha iyi dizilere layıksın. Fakat bu Şevval Sam'ın, Ender Argun karakterine yakışmadığı anlamına gelmesin, sadece benim kişisel düşüncem. Ender Argun karakterinin çok güzel hakkından gelmiş açıkçası. 

Sevda Erginci biraz kendini gösteremedi gibime geldi ve Onur Tuna'nın yanında küçük bir çocuk gibi görünüyor. Zaten çok çıtı pıtı birisi ama saç kesimi onu daha da genç göstermiş. Ver Elini Aşk dizisindeki karakterini çok iyi canlandırmıştı. Umarım ileri ki zamanlarda daha net anlarım oyunculuğunu.  
Mete karakterini canlandıran Tuan Tunalı canlandırdığı karakterin hakkını vermiş. Acayip sinir oldum Mete'ye. 


26 Şubat 2018 Pazartesi

Yerli Dizi // Adı Zehra


Ve yine her zaman olduğu gibi dizileri merakla bekliyorum ve yayınlandığı gün izlemeyi unutuyorum. Gerçekten merakla bekliyor muyum ben dedirtiyorum kendime yani. Genel olarak her şeyi çok çabuk unutuyorum. Neyse, yine dizinin yayınlandığı kanalın internet sitesinden izledim. İnternetten izlemeyi daha çok seviyorum, televizyonda izlemeyi iyi ki de kaçırmışım demek ki. :P Sardıra sardıra izledim. Bu benim vazgeçilmez özelliğim, sardırmak. 


Yayın Kanalı : FOX TV

Oyuncular ; 
Zeynep Çamcı
Alican Yücesoy
Hatice Aslan
İnanç Konukçu
Seda Güven
Hakkı Ergök
Emre Kıvılcım
Ali Meriç
Güneş Hayat
Sohel Altan Gol
Ülkü Hilal Çiftçi

22 Şubat 2018 Perşembe

Yerli Dizi // Jet Sosyete

Diziyi yayındayken izleme fırsatım olmadı. Bu yüzden bende kanalın internet sitesine yüklediği videolardan diziye baktım. 


Tür : Absürt Komedi
Yayın Kanalı : StarTV
Oyuncular ; 
Çağlar Çorumlu
Derya Karadaş
Cengiz Bozkurt
Gülse Birsel
Sarp Apak
Bartu Küçükçağlayan
Ayşenil Şamlıoğlu
Hasibe Eren
Enis Arıkan
Şahin Irmak
Aslı Bekiroğlu
Tuğba Çom
Deniz Cengiz
Ecem Uzun
Emre Taştekin

6 Şubat 2018 Salı

Yerli Mini Dizi // Alija


Mavi Kelebekler adında bir dizi izlemeye başlamıştım. Sırplar'ın Bosna-Hersek'lilere yaptığı sömürgeyi anlatıyordu. Her bölüm ağlıyordum. Bir süre sonra yüreğim kaldırmadı ve izlemeyi bıraktım. O diziyi izlemeye başladığımda tanıdım Aliya İzzetbegoviç'i. Sözleri, inanışı, dik duruşu beni yürekten etkilemişti. Gerçekten saygı duyduğum bir insan. Onun hayatını anlatan bir dizi çıkacağını öğrendiğimde çok mutlu oldum. Dizi de olaylar "birebir" aynı değildir tabii ki. 

"Ömer ol, Ömer'i bekleme."

Aliya İzzetbegoviç; Boşnak devlet adamı ve bağımsız Bosna-Hersek'in ilk cumhurbaşkanı.

Yapım : Sancak Medya
Yayın Kanalı : TRT1
Bölüm Sayısı : 6
Oyuncular; 
Yurdaer Okur (Aliya İzzetbegoviç)
Görkem Yeltan (Halida İzzetbegoviç)
Burak Poyraz (Alija'nın gençliği)
Gamze Doğanoğlu (Halida'nın gençliği)
Berke Üzrek
Dilşad Çelebi
Duygu Yürükçe
Volkan Özdaş
Erdal Bilingen
Nihal Tercan
Baki Çiftçi