20 Kasım 2014 Perşembe

Abnormal Summit'e yeni bir izleyici kazandırdımmm kkk Coğrafya Hocamızı..


Bugün ki konum çok hoş. Tabi benim için. Ve acayip mutluluk verici. 
Ya düşünün ben ne yaptım? Ben ya ben.. Benim gibi çekingen ve sessiz biri gidip Coğrafya hocasına[Abnormal Summit'in tanıtımını yaptım.. 
Şimdi, coğrafyacı sınava çalışmamız için son 15 dakika serbest bıraktı. Bende müzik dinliyordum.. Birden aklıma Abnormal Summit geldi. Hemen kalkıp yanına gittim. 
'Hocam, bir tane program var. Adı Abnormal Summit.. ' 
'Hmm.. ben duymadım.' dedi. 
'Hocam, Güney Kore'de burada değil zaten. 11 ülkeden temsilciler var. Kültürleri hakkında konuşuyorlar. Ya hocam ben Coğrafya'yı hiç sevmezdim.. Bu programı izlemeye başladığımdan beri Coğrafya'ya Tarih'e ilgi duymaya başladım.' dedim. Hmm.. dedi. Sonra ben ' Hocam, Türkiye'den de temsilcimiz var. Almanya,Japonya,Çin vs diye saydım.. Hoca 'Haa şu Türk parasındaki Atatürk ile ilgili bir şeyi anlatıyor o mu dedi evet,Enes Kaya dedim çok komikti ya filan dedi.. Sonra ben 'Hocam bütün bölümlerin çevirisini de yapıyorlar, izliyorum.. Ülkelerin tarihlerini,coğrafyasını araştırıyorum.' dedim 'Merak uyandırıyor yani' filan dedi..

18 Kasım 2014 Salı

?




Anlam veremediğim birçok şey var. Yapmam gereken, öğrenmem gereken birçok şey var. Ve ben bunları yapmaktan kaçınıyorum. Korkuyorum, yoruluyorum. Ve her gün yapmadıkça, erteledikçe daha da çoğalıyor.. Üst üste birikiyor her şey.. Gittikçe zorlaşıyor her şey.. Yapmak istediğim ne? İşte kilit nokta. Ve cevap.. belirsiz. Bilmiyorum, ne istediğimi.. Ne yapmak istediğimi, ne sevdiğimi, ne sevmediğimi... Koca bir soru işareti..
Etrafta bilinçsiz insanları gördükçe azimleniyorum, elimden gelen her şeyi yapmak için ortaya atılıyorum. Ve tek bir engelde yere yıkılıyorum.. Kalbim büyük bir darbe alıyor, pes ediyorum. Hayata küsüyorum.
Sonra geri etrafa bakıyorum.. Yapılan hataları, insanların başkalarına, hemde benden olan o başkalarına yaptıkları zulümleri görüyorum. Ben ne boş işlerle uğraşıyormuşum diyorum.. Artık bırakacağım bu boş şeyleri.. Benim bilgili, dinini iyi bilen bir insan olmam gerekli diyorum. Ve başlıyorum çalışmaya.. Ama sonra geri, önüme bir şey çıkıyor. Ve ben o dediklerimi birkaç sefer uygulayıp, unutuyorum. Dalıyorum gene dünyalık işlere.. Benim kendimi kontrol etmem gerek.. Kendimi, dinimi savunacak düzeye gelmem gerek.. Daha fazla benden olanların incinmesine izin veremem.. Dayanmıyor bu yürek..

17 Kasım 2014 Pazartesi

İçimizde Kalan Sözcükler



Arkadaşım var, saçma bir giriş oldu. Herkesin arkadaşı vardır, değil mi? Ben uzun zamandır doğru düzgün arkadaşlık kuramıyorum kimseye.. O kadar çok değer ve güven veriyorum ki bu arkadaş dediğim insanlara..sonunda hep üzülüyorum.. Beni ya kullanıyorlar. Ya da çıkarları için yanıma geliyorlar.. Susuyorum, sadece susuyorum..Neden mi? Bilmem, belki de insanlara değer vermeyi seviyorum. Belki de onlar bir gün benim varlığımı yok saymaktan vazgeçeceklerdir diye bekliyorum.. 

Konuşmuyorsun diyorlar bana. Kafalarına öyle bir koşullamışlar ki. Farkında değiller, konuşmayan ben değilim, kendileri. Artık alıştım, bu yüzden denemekten vazgeçtim. 

Onunla ilk tanıştığımda, beni yalnızlıktan kurtarmıştı diyebilirim. Kötü kişilikli ve beni sömüren arkadaş grubumdan çekip almıştı.. İlk başta çok çekingendim.. Yeni bir ortama alışmakta zorlanan bir insanım.. Fazlasıyla utangaç.. Onunla o kadar çok benzer yönümüz vardı ki.. 3 kardeş, 3'ü de kız. İkimizde ortanca.. Ablasıyla ablam, kardeşiyle kardeşim aynı yaşta idi.. Ve bir çok yönümüz. İkimizin sevdiği şeyler, tarzımız, sessizliğimiz vs.. Onda kendimi görüyordum.. Ta ki gerçek yüzünü görene kadar.. 

 Sessizliğimi, bir şey istediğinde fark etmez deyip, onun istediğine göre hareket ettiğimi fark edince, oda onlar gibi oldu.. İyi ki tanımışım dediğim insan, keşke hiç tanımasaydım dediğim bir insana dönüşmüştü...

Melek yüzlü fakat ... 
Normalde hırçın, ne kendinin ne de başkasının hakkının yenilmesine izin vermeyen biriydim. İnatçılıkta son nokta.. Kavga desen var azcık.. Hazırcevap, sevdiklerine tek laf ettirmeyen ben.. Sadece sus pus olmuş, tek kelime etmeyen.. artık hiçbir şeyi umursamayan, hayattan zevk almayan, yaşama isteği sıfır ... Kendine karşı yanlış yapılsa da görmezden gelen, uğraşmak istemeyen biri haline gelmiştim.. Yok olmak, sadece müzik dinleyip, gerçek hayattan kendimi tamamen soyutlamak istiyordum.. Ölüm uykusuna yatmayı istiyordum.. Tek eğlencem Kore.. idi. Onlar da suyunu çıkardılar iyice.. 
Söz hakkım yokmuş gibi... Kendim hakkımda bile.. Benim adıma karar veriyor. Ya ben istemiyorsam.. Düşüncemi, duygularımı umursamıyor.. 
Bana baktıklarında düşüncem bile yokmuş gibi görünüyorum.. Fakat aklımdan bin bir türlü şey geçiyor. Yanlarındayken, pek fazla konuşmuyorum bu aralar biraz da olsa düzeldim.. 'Burada mısın? Hey!' diyorlar.. Ama orada değilim, kafa dengim değiller açıkçası .. Onlardan farklı bir düşünce yapısına sahibim demek ki.. Yalnız takılmayı çok seviyormuş gibi görünüyorum. Ama yalnız olmaktan nefret ederim, en az kalabalıktan nefret ettiğim kadar.. 
Belki de suç tamamen benim.  Ben izin verdim bunu yapmalarına. Sırf üzülmesinler diye.. İstedikleri olsun, mutlu olsunlar diye.. Ne yaparsın benim bu vicdanımla büyük bir sorunum var yahu.. Fazla iyimserim.. Kendini beğenmiş gibi oldu bu.. Normalde her konuda kendimi yarım görürüm.. Hep bir kusurumun olduğunu düşünürüm.. 

Belki de ben iyi bir arkadaş değilim.. Sürekli onları övüp yüceltmiyorum diye mi? Canım cicim kelimesini pek kullanmayı sevmem, öküzüm demek daha hoş bana göre.. Onun kusurlarını gördüğümde herkesin içinde değil de, sadece ona söylerim.. Düzeltsin diye. Düzeltsin de başarıya ulaşabilsin diye.. Peki ya o benim hakkımda böyle düşünüyor mu? Hayır. Böyle kesin bir cevabı nasıl verebilirsin mi diyorsunuz? Basit. Benim yerime gelin onun hareketlerine 2 gün dayanamazsınız.. Ama ben 4 yıl dayandım.. Bana yük gibi gelmedi çoğu zaman.. Kardeşim gibi o.. Karşılıklı değildir bu tarz şeyler.. Karşılık beklemedim. Onu sevdiğim için yapıyorum.. Fakat insan bekliyor işte be! Ne edersiniz.. Sevildiğini hissetmek, güvenildiğini bilmek, güvenebilmek.. İnsanız sonuçta.. Yemek vs. ile beslendiğimiz kadar sevgiyle de besleniyoruz.. Hep yalnızım yalnızım diyordum.. Hata ettiğimi anladım.. Gerçekten, kötü bir şey söylemişim.. Beni izleyen, beni bilen, düşüncelerimi bile görebilen biri var.. O var ya yanımda.. Yalnızım dememek gerek.. O'nun varlığını unutmamak gerek.. Hata ederiz o zaman...İşte o zaman gerçekten yalnız kalırız...
Daha yazayım mı? Saçmalarım haberiniz olsun.. İçimde daha anlatmadığım, anlatamadığım o kadar his var ki.. Hisleri yazıya geçirmek çok zor be! 



Dostluk mu ? Aşk mı?



Bugün duygularım çok karmaşık.Ne hissettiğimi bile bilmiyorum.Kendi hislerini anlamayan insan eşittir bendim.Daha önce hiç aşık olmamıştım.O duygu nasıldır bilemem.Belik de duygusuzun teki olduğumdandır.Ama sevmek..Sevdiğin insanı korumak istersin.Ona zarar gelmesini istemezsin.Sürekli onu düşünürsün,yanında olmasını istersin.Ben mi?Nereden mi biliyorum?Etrafımdaki insanlardan...sürekli anlatıyorlar.Kimisi sevgisinin karşılığını bulmuştur.Bu yüzden mutludur.Mutlu olduğunu görünce hep bende aşık olmak isterim.Ama diğeri karşılık bulamamıştır.Bu yüzden sürekli üzülüyordur.Aşık değilim,kafam rahat derim hep bu nedenle..

Hep yalan söyleriz.O kişi mutlu olsun bizi sevmese de olur deriz.Ama hepimiz biliriz ki.O kişide bizi sevsin isteriz.Bir dostuna aşık olmak en kötüsüdür.Dostluk mu ? Aşk mı?Hangisini seçmeliyiz bu yolda..

Yine...


Mutluluğa ulaştım,onu yakaladım derken önüme hep bir engel çıkıyor,çıkarıyorlar..
Koşar adımda o mutluluğu,huzuru yakalamak için elimi uzatıyorum ve o anda önüme çıkan taşa takılıyor,tökezliyorum.
Yine elde edemiyorum..Hüznüm,endişem,korkum tekrar bütün bedenimi kaplıyor.Yavaş yavaş bir sarmaşık gibi etrafımı,bedenimi en önemlisi kalbimi sarmalıyor..
O içime gelen yalnızlık hissi tekrar beliriyor.Yanımda bir sürü insan olmasına rağmen bir çöldeymişim gibi yapayalnız hissediyorum.
Ölü gibi..Mutluluk beni yetim bırakıyor,yalnızlık beni evlatlık olarak alıyor..

Bu devirde gerçek sevgi bulmak..



Sevgi ve Dostluk -benim için- dünyanın en önemli şeyi.
Bazı insanlar karşısındakinin yüzüne gülüp,arkadaşmış,iyi niyetliymiş gibi davranıyor.
Suizan yapmak istemediğim için öyle değildir diye düşünüyorum.Ve hata yapıyorum.Çünkü öyleler.. 
Sevmek her insanın yapabileceği bir şey değil.Sevmeyi bilen çok az insan kaldı bu devirde. 
Arkadaşlık benim için çok önemli. 
Kolay affeden bir insanım.Fakat kolayca affettim diye yaptığınız hataları unuttuğum anlamına gelmez bu. ~ 
Herkese kolay güvenirim.Ama güvenimi kaybettiyse kazanması İMKANSIZ nerdeyse~ 
Hayat,dostluklar,aile,Hayaller önemlidir. 
Bir insanı,bir şeyi seviyorsanız karşılık beklemeden sevin. 
Özellikle sizi seven bir insanı kaybetmemelisiniz.Kolay değil insanın yürekten,samimi sevgisini kazanmak. 
Saygı duymak da önemli.Sevmiyorsun diye illaki kötülük yapıp,onu ezip saygı duymuyorsan.SAYGI BEKLEME! kimseden.. 
Beni sevmeyen varsa,lütfen yüzüme konuşsun.YAPMACIKLIĞI SEVMEM.

Samimiyet dünyanın en önemli şeyidir!

Anlam veremiyorum...


Hayat bazen çok yorucu.Bu aralar zorlanmaya başladım her şeyde.
Her şey bir anda üst üste geliyor.Ne yapacağımı bilemiyorum.Şaşırıyorum. 
Ayrıca insanları hiç anlamıyorum.Çok değişkenler.
Öyle olduğunu bilsem de...Suizan yapmak istemediğim için 'Öyle değildir ya!' deyip,iyimser oluyorum.Sonra üzülen ben oluyorum.
İnsanlar neden böyledir ki ? Anlam veremiyorum.Sevgimi gösterince de gidiyorlar.Sevgisiz,ilgisiz bırakınca da gidiyorlar.ne yapmam gerek gitmemeleri için.
Beni anlamıyorlar.Sevgimi,sevdiğim şeyleri anlamamakla birlikte saygı da duymuyorlar.
Bir de çıkarcı insanlar var.Senin yanına sadece ihtiyaçları olduğu zaman gelirler.Böylelerinden nefret ediyorum.Geleceksen ya temelli gel.Ya da hiç gelme!
Hangi durum karşısında ne yapmam gerek bilmiyorum.İnsanların ne tepki vereceğinden korkuyorum.Aslında kimin ne istediği önemli değil!! Ben ne istiyorum önemli olan bu! Hayatını başkalarının istekleri doğrultusunda şekillendirmemelisin!!
Fark ettim de benim ne çok bilmediğim şey varmış heheh. ^.^

16 Kasım 2014 Pazar

Gökyüzü Özgürlüktür/Sky is Freedom


Hayaller...
Ben özgürlüğü ne karada ne denizde aradım.Ben özgürlüğü gökyüzünde aradım.Çünkü ben gökyüzüne bakarken belki sevdiğim insanda bakıyordur diye.
  Herkesin bir hayali vardır.Kiminin büyümek,kiminin dans etmek ya da şarkı söylemek..
Hayali olmayanların kaybedecek hiçbir şeyi yok demektir.Hep bir yanı eksikmiş gibi hissederler.
Benimde elbet bir hayalim var.
Hemde gerçekleşmesi neredeyse olanaksız bir hayal..
Gerçekleşmeyeceğini bile bile neden hayal ediyorsun o zaman mı diyorsunuz?
Bilmem..açıkçası pişman değilim..
Beni ben yapan hayallerim,beni mutlu eden hayallerim var.
Yalnız hissettirmiyorlar,en azından gerçek dünyadaki gibi..
Gökyüzüne baktığımda bana hep huzur veriyor.O maviyi içime çekişim,hissedişim her şeyden güzel..
Hayallerime dalmamı sağlıyor.
Özgürlük gibi.
Gökyüzü sonsuz.Sevdiğim insanla tek ortak şeyimiz gökyüzü.Aynı gökyüzünü paylaşmak..♥
Bulutların üstüne atlayıp,özgürlüğe erişmek,o mavinin içinde kaybolmak gibisi yoktur bence..
Hele maviye aşık olan birisi için.
Yani hayal kurmak bu kadar güzel ve özel bir şeydir.
Hayallerini kurabilmek için yanında en iyi giden şey müzik!
   İsteyene kitapta var!