kpop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kpop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2023 Pazar

Sopung Kore Yemekleri / Ankara

 Bugün Sopung Kore Ankara'daydık. 

Sopung Kore Yemekleri videosu için tıklayınız

Kızılayda gezerken önümüze çıkan Kore yemekleri yapan Sopung'a girmek için can attım. Tok olmamıza rağmen girip bir şeyler denemek istedim ve hemen içeri girdim.

Kore dizi ve filmlerinde sürekli gördüğüm Jajangmyeon'u denemeyi  uzun zamandır çok istiyordum ve ilk onu denemeye karar verdim.

6 Ekim 2020 Salı

Eylül ayında ne izledim/okudum? 2020

Bu ayım ağırlık olarak yeni başlayan Türk dizilerini izlemekle geçti. Normalde Türk dizileri benim izleyebileceğim tarzda olmuyordu, ilk birkaç bölümüne bakıp bırakıyordum. Fakat bu aralar başlayan diziler konu ve oyuncular açısından başarılı dizilerdi. Tek sıkıntı güzel dizilerin çoğunun Salı günü olması. İzlediğim diziler arasından Hekimoğlu, Menajerimi Ara, Masumlar Apartmanı Salı günü yayınlanıyor. Biraz ona biraz buna bakıyorum, ya da o gün hangisi merak uyandırıyorsa onu televizyondan izleyip diğerlerini internetten izlemek durumunda kalıyorum maalesef. Okul bu hafta başladı ve benim şu an 13 dersim var, bu yüzden bazı dizileri izlemeyi bırakacağım. 
Menajerimi Ara dizisinin kurgusu klasik Türk dizilerine nazaran farklı, eğlenceli aynı zamanda duygusal olması nedeniyle beni kendine çekiyor. Bunun yanı sıra oyuncular arasından tek birine bile kusur bulamayacağım kadar kaliteli oyunculuklar görüyor bu gözler. Fakat reytinglerinin düştüğünü duydum, bu konuda çok üzüldüm. 
Kırmızı Oda; 2,5 saatlik bir dizi olmasını göz önünde bulundurarak oyuncular, konu bakımından kalite kokan bir dizi. İzlerken sürekli gözlerimin dolduğu bir dizi.
Masumlar apartmanı; ilk başlarda n'oluyor yahu dedirttirdi. Sonra başrollerin aşkının fazla hızlı geliştiğini düşünsem de, onları izlerken yavaştan usanmaya başlasam da diğer oyuncular ve konu olarak çok iyi ve heyecanlı giden bir dizi. Zamanında komedileriyle tanınan bu oyuncuların böyle tam zıttı rollerde oynamaları ve çok iyi oynamaları bu iki diziyi daha da övünülesi kılıyor. 
Benim Adım Melek dizisi; Melek karakterinin ailesi ve özellikle babasıyla arasında geçen yürek burkan ilişkisi izlerken sürekli gözlerimi dolduruyor. Melek'in babası olan Seyit Ali karakterini canlandıran Mehmet Çevik'in oyunculuğunu bu dizide çok beğendim. Dede Seyit Ali ile torun Seyit Ali'nin ilişkisi ve Seyit Ali ile Cumali'nin arkadaşlığı dizide sevdiğim diğer sahnelerden. 
Çatı Katı Aşk dizisini yan karakterlerin aşkı için (Yasemin&Demir çifti) izlemeye başlamıştım. Sonradan Ayşen&Ateş ve Yasemin&Demir dörtlüsü çok keyifli gelmeye başlamıştı. Fakat Ayşen karakterini canlandıran oyuncu diziden çıkacak deniyor, bilmiyorum ama sanırım izlemeyi bırakacağım dizilerden birisi bu. 
Çok Güzel Hareketler 2 eskisi gibi eğlenceli gelmiyor ama ailecek yine izliyoruz. Gülecek zaten çok az şey var. Hiç yoktan Çok Güzel Hareketler var.
Konuşanlar'ı ablam izlerken görüyor, duyuyordum. Bunu niye izliyorsun, güldüğün şeylere bak diye kızıyordum. Sonra bir bölüm izledim ve eğlenceli bulmaya başladım. Son bölümleri pek eğlenceli bulmasam da izliyorum. Hep kahkaha attıracak diye bir şey yok, bazen düşüşler olabiliyor. 
(Fotoğrafta alakasız mı oldu, bilmiyorum ama çok fazla dizi hakkında konuşunca Leyla ile Mecnun aklıma geldi.)

5 Eylül 2020 Cumartesi

Ağustos ayında ne izledim/okudum?

Bu ay sanki 1 günmüş gibi çok çabuk geçti. Ne ara Eylül'e girdik hiçbir şey anlayamadım. Doğru düzgün bir şey yapamadım. En verimsiz geçen aylarımdan biriydi diyebilirim. Ama müzik dinleme açısından çok verimliydi. Çok fazla müzik dinleyip uyudum. Yeni yeni bir sürü şarkı keşfettim. Eylül ayının da bu şekilde verimsiz geçmemesini umuyorum. Ayrıca bu ay içerisinde izlediğim dizileri çok beğendim. (The Rain hariç, benim için vakit kaybıydı diyebilirim.)
Prison Playbook; hapishane de geçen bir dizi. Hem eğlenceli hem duygusal. Oyuncuları kaliteli, kurgu kaliteli. 
Menajerimi Ara dizisi; yaz dizisi olarak çekildiğini ama virüsten dolayı yazın çıkmadığını düşündüğüm bir dizi. İlk bölümde hiç sardırmadan keyifle izlediğim bir dizi oldu. Dizi için çok para ve emek harcandığını düşünüyorum. Klasik dizilerimizden farklı olduğu için daha bir abartasım geliyor diziyi. Hayal kırıklığına uğradığım tek şey ise bu dizininde uyarlama olması. 
Çatı Katı Aşk dizisine dair olumsuz düşüncelerim vardı. Fakat başrol çiftten çok yan karakterlerin aşkını görünce diziyi izlemeye başladım. (Demir&Yasemin çifti) Bu dizi de bir nebze olsun farklı ve oyuncuları (genel olarak) kaliteli. Sahnelerde eğlenceli. 
Bayi Toplantısı; fena değildi. Yani ne iyi ne kötü diyebileceğim bir seviye de esprileri vardı. Güldürür, tebessüm ettirir ama kahkaha attırmaz cinstendi.
Baba Parası da kurguyu ve finalini beğendim. Devrim Yakut'un karakteri en çok aklımda kaldı. İzlemek için şans verilebilir. 
Okumak için kitap listesi yapmıştım ama o listeden birini bile bu ay okumadığım için çok büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. Fakat bugün itibariyle tekrar kitap okumaya başladım. Kendimi zorlarım belki günlük kitap okumak için. 

1 Eylül 2019 Pazar

Ağustos Ayında Ne İzledim/Okudum?

  Çoğu zaman planladığım hiçbir iş yolunda gitmiyor. Bu yüzden akışına bırakmak en doğrusu. Bu ayı yarı planla hareket ederek yarı akışına bırakarak geçirdim. Kimi işim rast gitti, kimi işim hiç ummadığım şekilde gelişti. Bu yüzden planlı hareket edip belli bir noktadan sonra durumu akışına bırakmak gerektiğine karar verdim.
Bu ay bölüm başı 8-10 dakikalık mini Kore dizileri izledim. Geçen ay paylaştığım yazıda Alacakaranlık serisini tekrar izlemek istediğimi belirtmiştim ve onu izledim. Vampir Günlükleri'nin ilk iki sezonunu izledim. Vampir Günlükleri ilk yayınlandığı zaman cnbc-e ve bir kanal vardı. Yayınlandığı zaman bir dublajlı, bir de altyazılı izlerdim. Tekrar bölümüne bile bakardım. 3.sezondan sonra bakmayı bırakmıştım. Devamını merak ettiğim için kaldığım yerden izlemek istedim ama yıllar geçtiği için unutmuşum, en baştan izleyeyim dedim. O zamanlar çok eğlenceli geliyordu. Çünkü bu tarz diziler hiç yoktu. Şimdi açıkçası biraz devamında ne olacak merakıyla izliyorum. Okuduğum yorumlarda belli bir sezondan sonra da saçmaladıkları yazıyordu. 8 sezon... çok uzun bitirebilir miyim bilmiyorum.
Türk dizilerinden takip ettiğim tek bir dizi var; Afilli Aşk. Şu an hala eğlenceli gidiyor dizi. Normalde 10-15 bölüm anca dayanabiliyorum Türk dizisine.


27 Ağustos 2018 Pazartesi

Mim - Yaz Abur Cuburu 2018

Mimi takip ettiğim çoğu blogger arkadaşta görüyordum. İlk adını gördüğümde sahiden abur cuburlarla ilgili olduğunu düşündüm ama müzikle ilgiliymiş. Sağ olsun Albatros blogger arkadaşım beni mimlemiş. Mimi başlatan Öneri Makinesi blogger arkadaşımızın yazısı için tık tık 

1. Yazın çıkan çok sevdiğim sanatçıdan/gruptan bir şarkı;
iKON - Killing Me

22 Temmuz 2018 Pazar

DAY6 Şarkıları Türkçe Çeviri by Taenry

Taenry  kullanıcı adlı kardeşim İngilizcesini geliştirmek adına çeviri, altyazı gömme vs yapıp videolarını kanalında paylaşıyor. lyricstranslate adlı bir sitede de çeviri yapıyor.
Taenry sağolsun DAY6'in şarkılarını ilk zamanlar dinlemediğim halde biliyordum. Çocukların yaptığı coverları bile dinliyor. Bende zamanla dinlemeye başladım derken bütün şarkıları telefonumda yer edindi. 

I Need Somebody

6 Aralık 2017 Çarşamba

Uzun Bir Aradan Sonra Buradayım



Merhaba,
Merhaba diyebileceğim biri var mı onu da bilmiyorum.
İnsanlara olan güvenini kaybetmiş, kendi iç dünyasına çekilmiş birisiyim.
Bir tek içimde tutkuyla yaptığım şey yazmaktı. Aslında ben hikaye yazmaktan çok deneme yazmayı seven birisiyim ve aylardır elime kalemi almıyorum. Uzun zamandır bir cümle dahi yazmıyorum.
Tek sevdiğim şeye dahi küstürdüler beni. İçimdekileri, hislerimi insanlara anlatmayı sevmiyorum. Çünkü, anlamıyorlar. Bu yüzden içimdekilerini hep bir kağıda dökerdim. Artık kağıtlara bile içimdekileri anlatırken eksik eksik yazıyorum. Korkuyorum. Artık kağıtlara bile içimi dökemiyorum. İçimi kağıtlara dökmeyi bırakın kendime bile anlatmıyorum. Üstünü kapatıyorum, geçiştiriyorum. Hissetmek istemiyorum artık hiçbir duyguyu. Ne aşkı, ne hüznü, ne dostluğu... Çünkü karşılığı yok. Ve ben artık her şeyi karşılıksız yaparım ama bir şeyi asla. Sevgiyi. Karşılıksız insan sevmek gibi bir niyetim yok. Arkadaş olsun, aşk olsun, insan olsun.. Hissettiklerimi öğrenmek ve düşünmek istemiyorum. Bu yüzden yazmayı bıraktım.