11 Aralık 2017 Pazartesi

~ 1 ~ Çekimlerim { Doğadan / Kaman-Kırşehir }


Bu sayfada yer alan tüm fikir, tasarım, yazı ve fotoğraflar blog sahibine aittir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu kapsamında koruma altındadır. İzinsiz olarak kopyalanması, kullanılması ve alıntı yapılması suç sayılmaktadır.

Bugünden sonra kendi çektiğim fotoğrafları 'Çekimlerim' adı altında ara ara yayınlamak istiyorum. İlk paylaşımlarımı basit tutmak istedim. Zamanla daha güzel bulduğum fotoğraflarımı paylaşacağım. 
Fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Her şeyi, her anıyı, çiçeği, böceği, ağacı, gökyüzünü fotoğraflamayı çok seviyorum. En çok çekmeyi sevdiğim şeyler doğa. Doğa gerçekten çok güzel. Telefon kameramla çektiğim için çok amatörüm. Belki ileride fotoğraf makinem olursa bu konuda ilerlemeyi çok istiyorum. 

10 Aralık 2017 Pazar

Dizi // Kore // Cinderella and Four Knights

Sinderella ve Dört Şövalye


Tür: Gençlik, Romantik 
Yönetmen: Kwon Hyuk-Chan
Yayıncı: tvN 
Bölüm Sayısı: 16 
Yapım Yılı: 2016
Ülke: Güney Kore
Oyuncular:
Park So Dam
Jung Il Woo
Ahn Jae Hyun
Lee Junshin
Son Na Eun

8 Aralık 2017 Cuma

Yerli Film // Kelebeğin Rüyası

Kelebeğin Rüyası

Uzun zamandır dizi/film yorumu yapmadığım için söze nasıl başlasam bilemedim. Kelebeğin Rüyası filmi 2013 senesinde vizyona girdi. O zamanlar değilde şu an izlemiş olduğum için çok pişmanım. Kıvanç Tatlıtuğ, Yılmaz Erdoğan, Mert Fırat gibi ünlü oyuncuların olduğu bir kadroydu. Bende herkes tarafından sevilen, çok popüler olmuş şeylere dönüp de bakmam. Böylelikle bu huyumu değiştirmem gerektiğini fark ettim. Popülerse bir nedeni var ki popüler olmuş. Öncelikle filmi tanıtıp daha sonra düşüncelerimi yazacağım.

"Aşk en güzel bahanesidir şiirin"  
Yılmaz Erdoğan

6 Aralık 2017 Çarşamba

Uzun Bir Aradan Sonra Buradayım



Merhaba,
Merhaba diyebileceğim biri var mı onu da bilmiyorum.
İnsanlara olan güvenini kaybetmiş, kendi iç dünyasına çekilmiş birisiyim.
Bir tek içimde tutkuyla yaptığım şey yazmaktı. Aslında ben hikaye yazmaktan çok deneme yazmayı seven birisiyim ve aylardır elime kalemi almıyorum. Uzun zamandır bir cümle dahi yazmıyorum.
Tek sevdiğim şeye dahi küstürdüler beni. İçimdekileri, hislerimi insanlara anlatmayı sevmiyorum. Çünkü, anlamıyorlar. Bu yüzden içimdekilerini hep bir kağıda dökerdim. Artık kağıtlara bile içimdekileri anlatırken eksik eksik yazıyorum. Korkuyorum. Artık kağıtlara bile içimi dökemiyorum. İçimi kağıtlara dökmeyi bırakın kendime bile anlatmıyorum. Üstünü kapatıyorum, geçiştiriyorum. Hissetmek istemiyorum artık hiçbir duyguyu. Ne aşkı, ne hüznü, ne dostluğu... Çünkü karşılığı yok. Ve ben artık her şeyi karşılıksız yaparım ama bir şeyi asla. Sevgiyi. Karşılıksız insan sevmek gibi bir niyetim yok. Arkadaş olsun, aşk olsun, insan olsun.. Hissettiklerimi öğrenmek ve düşünmek istemiyorum. Bu yüzden yazmayı bıraktım.

19 Ekim 2016 Çarşamba

Film // Kore // Train To Busan


Uzun zamandır yazmıyorum, sanırım en son Ağustos ayında yazdım (emin değilim). Aslına bakarsanız ilk başlarda vaktim olmadığı için yazamıyordum. Fakat sonradan canım hiçbir şey yazmak istemedi. Yazayım yazayım dedim başına geçtim bir üşengeçlik, bir isteksizlik çöktü anlatamam. Ama 'Kızım Arzu aylardır yazmıyorsun, blog çürüdü bir el at' dedim ve bugün yazmaya karar verdim. Uzun zaman sonra ilk yazımı bir filmle yapmak istiyorum. Bu aralar çoğu kişinin övdüğü ve duygulanarak izlediği bir film : Train To Busan. 



Fotoğraf yapımı için ; Bir Kare Mavi ' ye teşekkürler.