Bu ay sanki 1 günmüş gibi çok çabuk geçti. Ne ara Eylül'e girdik hiçbir şey anlayamadım. Doğru düzgün bir şey yapamadım. En verimsiz geçen aylarımdan biriydi diyebilirim. Ama müzik dinleme açısından çok verimliydi. Çok fazla müzik dinleyip uyudum. Yeni yeni bir sürü şarkı keşfettim. Eylül ayının da bu şekilde verimsiz geçmemesini umuyorum. Ayrıca bu ay içerisinde izlediğim dizileri çok beğendim. (The Rain hariç, benim için vakit kaybıydı diyebilirim.)
Prison Playbook; hapishane de geçen bir dizi. Hem eğlenceli hem duygusal. Oyuncuları kaliteli, kurgu kaliteli.
Menajerimi Ara dizisi; yaz dizisi olarak çekildiğini ama virüsten dolayı yazın çıkmadığını düşündüğüm bir dizi. İlk bölümde hiç sardırmadan keyifle izlediğim bir dizi oldu. Dizi için çok para ve emek harcandığını düşünüyorum. Klasik dizilerimizden farklı olduğu için daha bir abartasım geliyor diziyi. Hayal kırıklığına uğradığım tek şey ise bu dizininde uyarlama olması.
Çatı Katı Aşk dizisine dair olumsuz düşüncelerim vardı. Fakat başrol çiftten çok yan karakterlerin aşkını görünce diziyi izlemeye başladım. (Demir&Yasemin çifti) Bu dizi de bir nebze olsun farklı ve oyuncuları (genel olarak) kaliteli. Sahnelerde eğlenceli.
Bayi Toplantısı; fena değildi. Yani ne iyi ne kötü diyebileceğim bir seviye de esprileri vardı. Güldürür, tebessüm ettirir ama kahkaha attırmaz cinstendi.
Baba Parası da kurguyu ve finalini beğendim. Devrim Yakut'un karakteri en çok aklımda kaldı. İzlemek için şans verilebilir.
Okumak için kitap listesi yapmıştım ama o listeden birini bile bu ay okumadığım için çok büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. Fakat bugün itibariyle tekrar kitap okumaya başladım. Kendimi zorlarım belki günlük kitap okumak için.


