23 Ocak 2021 Cumartesi

Aralık Ayında Ne İzledim? 2020

Ocak ayı finallerim nedeniyle çok yoğundu, bloga bakma fırsatı hiç bulamadım. Ocak bitmeden Aralık ayının raporunu paylaşmak istiyorum. 

Belli başlı izlediğim diziler var. Şu an heyecanla izliyorum diyebileceğim bir dizi yok ama beni hala ekran başında tutan 4 Türk dizisi var. Onun haricinde; blutv yasaklar nedeniyle 2 günlüğüne ücretsiz izleme fırsatı sunmuştu. Konusundan dolayı çok merak ettiğim Yarım Kalan Aşklar'ı izledim. Sonu pek hayal ettiğim gibi olmasa da konu hem eğlenceli hem de alışılmışın dışındaydı. Başrolünde yer alan Burak Deniz'in Aşk Laftan Anlamaz dizisi nedeniyle oyunculuğunu iyi bulmuyordum. Bu dizisinde beni çok şaşırttı ve çok iyi iş çıkardığını düşündürttü. Şu an hatta Maraşlı dizisinde yine çok farklı bir karakterle karşımızda. Dilan Çiçek Deniz'de Yarım Kalan Aşklar'da oyunculuğunu beğenmesem de şu an Alev Alev dizisinde iyi iş çıkarıyor. Karakteri kendisine yakışıyor.

Japon dizisi Alice in Borderland; konu açısından çok heyecanlı olmasına rağmen biraz yavaş ilerlediğini düşünüyorum. Ama yeni sezonunu merakla bekliyorum. Kento'nun son izlediğim filmlerinde oyunculuğunu iyi bulmuyordum ama burada rolünü iyi taşımış.

İzlediğim Kore dizileri devam eden dizilerdi. 3'ü de çerezlik dizi ama izlenilebilir. DokGoBin is Updating dizisinde ve The Mermaid Prince: The Beginning dizisinde övmek istediğim oyuncu; Hwiyoung. SF9 üyeleri bu aralar sürekli dramalar da boy gösteriyor ve hepsi de başarılı. 

İzlediğim filmler ise, Rose Adası'nın İnanılmaz Hikâyesi beni pek sarmadı, onun haricinde hepsi izlemeye değer filmler.

7 Aralık 2020 Pazartesi

Ekim/Kasım ayında ne izledim/okudum? 2020

Geçtiğimiz iki ay çok fazla Türk dizisi izledim. Kasım ayında da çok fazla yeni dizi başladı. Merak edip ilk birkaç bölümü izledim. Ne kadarına devam ederim bilmiyorum. Heyecanı kaçana kadar izlerim herhalde. Okuduklarıma gelince Harry Potter serisinin son kitabını okuyacaktım ama başlayamadım derken o kitabımı okusam bunu mu diye düşünmeye girdim ve hiçbirine başlayamadım. Okul olduğu süreçte hiç kitap okuma hevesim de olmuyor, bu durum beni ne kadar üzse de... Bu aralar dizi izlemekten daha keyif alıyorum.

Ekim Ayı

 İzlediğim Diziler

18 Again // Kore

Masumlar Apartmanı

Menajerimi Ara

Kırmızı Oda

Benim Adım Melek

İzlediğim Filmler

-

İzlediğim Programlar

Konuşanlar

Çok Güzel Hareketler 2

Okuduklarım

-

5 Kasım 2020 Perşembe

Yepyeni Ford Puma: Şehirli Bir SUV!

Ford’un yeni SUV otomobili Yepyeni Ford Puma; modern, şık ve cesur görümüyle dikkat çeken bir tasarımla karşımızda. Alışılan SUV tipi araç görünümü aksine fazlasıyla modern, zarif ve şık görüntüsüyle şehir trafiğinde dikkatleri üzerine çekiyor. Metropolde alışık olmadığımız kadar şık bir SUV tasarımı ile şov yapan Yepyeni Puma, asfalt zemin dışında da yüksek performansıyla şaşırtıyor.

7 ileri otomatik vitese sahip Yepyeni Puma, Ecoboost Hybrid motor teknolojisi ile çevreci ve yenilikçi bir duruş sergiliyor. Bu teknoloji gerektiğinde benzinli motorun elektrikli bir motor ile desteklenerek yakıt tasarrufuna ve uzun mesafeleri düşük emisyonla kat etmenize imkân sağlıyor. Yüksek performansına rağmen klasik motorlara göre CO2 emisyonu ciddi ölçüde düşük.


Sınıfının En Büyük Bagaj Hacmi
Zarif görünümünün aksine, sınıfının en büyük yıkanabilir bagaj hacmine sahip. 80 litrelik su geçirmez ve tahliye tapası olan ekstra bir Megabox’ı sayesinde ek depolama alanı yaratarak, özellikle sporseverler için kolaylıkla muhafaza edilebilir bir alan oluşturuyor. 
Ayrıca sadece sizin değil evcil hayvanınızın da konforu düşünülmüş ve Hayvan Dostu olarak tasarlanmış. 

Güvenlik ve Park
Teknolojik yeniliklerle donatılmış Yepyeni Puma’nın Adaptif Hız Kontrol Sistemi ayarladığınız takip mesafesine paralel olarak trafiğin akış hızına göre hızınızı ayarlayarak takip mesafesini koruyor. Olası tehlike durumlarına karşı Acil Durum Manevra Destek Sistemi,Adaptif Hız Kontrol Sistemi, Şerit Takip Sistemi ve Hizalama Asistanı gibi pek çok teknolojiyi destekleyen Ford Co-Pilot360 özelliği mevcut. Geri Görüş Kamerası, Gelişmiş Otomatik Park Sistemi, Çapraz Trafik Uyarı Sistemi ile şehrin yoğun ve dar alanlarında bile park etmeyi fazlasıyla kolaylaştırıyor.



Kişiye Özel Sürüş Modu
Normal, Eco, Spor, Kaygan Zemin ve Arazi olarak 5 farklı sürüş modu var. 12.3” Dijital Gösterge Panelinde seçtiğiniz her mod için farklı bir tema rengi mevcut.
Ayrıca seçilebilir sürüş modları sayesinde gaz tepkisi, direksiyon hassasiyeti ve vites değiştirme ile ilgili tüm alışkanlıklarınıza uygun bir sürüş modu da belirleyebilirsiniz. Yepyeni Puma, sizin stilinize göre bir yol bularak size özel ve ayrıcalıklı hissettiriyor. 

İsterseniz müziğin ritmi, isterseniz mesaj içeriği!
Kalitenin karşılığı B&O Ses Sistemi teknolojisi ile 575 watt’lık ses sistemine sahip. Dijital hayattan ve telefondan kopmak istemeyenler de fazlasıyla düşünülmüş. Ford SYNC  teknolojisi sayesinde telefondan kopmadan isterseniz sesli komutlarla müziğinizi kontrol etmenin tadını çıkarın, isterseniz de metin mesajlarınızı Yepyeni Puma size sesli olarak okusun. Ford SYNC  teknolojisi sayesinde telefondan kopmadan konforlu ve güvenli yolculukların keyfini sürün.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

6 Ekim 2020 Salı

Eylül ayında ne izledim/okudum? 2020

Bu ayım ağırlık olarak yeni başlayan Türk dizilerini izlemekle geçti. Normalde Türk dizileri benim izleyebileceğim tarzda olmuyordu, ilk birkaç bölümüne bakıp bırakıyordum. Fakat bu aralar başlayan diziler konu ve oyuncular açısından başarılı dizilerdi. Tek sıkıntı güzel dizilerin çoğunun Salı günü olması. İzlediğim diziler arasından Hekimoğlu, Menajerimi Ara, Masumlar Apartmanı Salı günü yayınlanıyor. Biraz ona biraz buna bakıyorum, ya da o gün hangisi merak uyandırıyorsa onu televizyondan izleyip diğerlerini internetten izlemek durumunda kalıyorum maalesef. Okul bu hafta başladı ve benim şu an 13 dersim var, bu yüzden bazı dizileri izlemeyi bırakacağım. 
Menajerimi Ara dizisinin kurgusu klasik Türk dizilerine nazaran farklı, eğlenceli aynı zamanda duygusal olması nedeniyle beni kendine çekiyor. Bunun yanı sıra oyuncular arasından tek birine bile kusur bulamayacağım kadar kaliteli oyunculuklar görüyor bu gözler. Fakat reytinglerinin düştüğünü duydum, bu konuda çok üzüldüm. 
Kırmızı Oda; 2,5 saatlik bir dizi olmasını göz önünde bulundurarak oyuncular, konu bakımından kalite kokan bir dizi. İzlerken sürekli gözlerimin dolduğu bir dizi.
Masumlar apartmanı; ilk başlarda n'oluyor yahu dedirttirdi. Sonra başrollerin aşkının fazla hızlı geliştiğini düşünsem de, onları izlerken yavaştan usanmaya başlasam da diğer oyuncular ve konu olarak çok iyi ve heyecanlı giden bir dizi. Zamanında komedileriyle tanınan bu oyuncuların böyle tam zıttı rollerde oynamaları ve çok iyi oynamaları bu iki diziyi daha da övünülesi kılıyor. 
Benim Adım Melek dizisi; Melek karakterinin ailesi ve özellikle babasıyla arasında geçen yürek burkan ilişkisi izlerken sürekli gözlerimi dolduruyor. Melek'in babası olan Seyit Ali karakterini canlandıran Mehmet Çevik'in oyunculuğunu bu dizide çok beğendim. Dede Seyit Ali ile torun Seyit Ali'nin ilişkisi ve Seyit Ali ile Cumali'nin arkadaşlığı dizide sevdiğim diğer sahnelerden. 
Çatı Katı Aşk dizisini yan karakterlerin aşkı için (Yasemin&Demir çifti) izlemeye başlamıştım. Sonradan Ayşen&Ateş ve Yasemin&Demir dörtlüsü çok keyifli gelmeye başlamıştı. Fakat Ayşen karakterini canlandıran oyuncu diziden çıkacak deniyor, bilmiyorum ama sanırım izlemeyi bırakacağım dizilerden birisi bu. 
Çok Güzel Hareketler 2 eskisi gibi eğlenceli gelmiyor ama ailecek yine izliyoruz. Gülecek zaten çok az şey var. Hiç yoktan Çok Güzel Hareketler var.
Konuşanlar'ı ablam izlerken görüyor, duyuyordum. Bunu niye izliyorsun, güldüğün şeylere bak diye kızıyordum. Sonra bir bölüm izledim ve eğlenceli bulmaya başladım. Son bölümleri pek eğlenceli bulmasam da izliyorum. Hep kahkaha attıracak diye bir şey yok, bazen düşüşler olabiliyor. 
(Fotoğrafta alakasız mı oldu, bilmiyorum ama çok fazla dizi hakkında konuşunca Leyla ile Mecnun aklıma geldi.)

14 Eylül 2020 Pazartesi

Yerli Dizi // Menajerimi Ara

 Fragmanını görünce beklenti ve merak oluşmuştu. Dizinin ilk bölümünü izlediğimde beklentimi harika karşıladı. Klasik Türk dizilerine nazaran farklı konusu var ve oyuncu seçimleri bence çok iyi olmuş. Tam "aa Türkler böyle kaliteli konularda bulabiliyormuş" derken bu dizininde uyarlama olduğunu öğrenmek beni hayal kırıklığına uğrattı. Dizinin orjinaline yapılan yorumlarda; orjinalinin yavaş ilerlediği ama bizimkinin daha heyecanlı ilerlediği tarzı yorumlar vardı. Dizideki küçük espriler bile hoşuma gitti. Normalde sardırmadan bir diziyi izleyemem fakat bu dizide hiç sardırmadan heyecanla izledim. 

Deniz Can Aktaş'ı Avlu'dan beri takip ediyorum, Aşk Ağlatır dizisine izlemiştim ve konusu biraz hayal kırıklığıydı. Saf, bir erkeğin onu korumasına muhtaç bir kız ve onun kurtarıcısı olan bir erkek klişesi. Hafsanur Sancaktutan ile hem görsel olarak hem oyunculuk olarak güzel bir uyumları vardı ama bu diziyle harcandı bence. Neyse asıl dizimiz Menajerimi Ara'ya gelirsek; dizide bir anda popülerleşmiş ve bu popülerlik dengelerini alt üst etmiş bir genç oyuncuyu canlandırıyor. Ben oyunculuğunu iyi buluyorum, burada da fena değil.