7 Şubat 2015 Cumartesi

Annesi çalışanlar..


 Annesi çalışan insanları birkaç günlüğüne de olsa anladım.. Annem 3 gün işe başlayıp geri bıraktı. Ve bu süreç içerisinde ne yemek yapabildiğimi ne de aileme destek olabildiğimi anladım.. 
 Babam sayesinde birkaç yemek çeşidinin yapılışını öğrendim. Örgü örmeyi bile annesinin anlatımından anlamayıp babasından öğrenmiş bir insan olarak biraz eğlenceli ama biraz da yorucuydu.. Kolay bir şey sanıyordum ama değilmiş.. Biraz duygulanıp, ağlayacaktım. Ama annemin babama destek olma isteği benimde içimde onlara destek olma isteği uyandırmıştı.. 
 Zorlu bir şeymiş, halime şükredeyim. Ki annemin yemeklerini pek beğenmem ben açıkçası. :P Bu yüzden yemek konusunda kavga ediyoruz. En azından kalk kendin yap o zaman dediğinde, ona zorluk çıkarmayıp kalkıp kendim yapayrum asdfghj

20 Kasım 2014 Perşembe

Abnormal Summit'e yeni bir izleyici kazandırdımmm kkk Coğrafya Hocamızı..


Bugün ki konum çok hoş. Tabi benim için. Ve acayip mutluluk verici. 
Ya düşünün ben ne yaptım? Ben ya ben.. Benim gibi çekingen ve sessiz biri gidip Coğrafya hocasına Abnormal Summit'in tanıtımını yaptım.. 
Şimdi, coğrafyacı sınava çalışmamız için son 15 dakika serbest bıraktı. Birden aklıma Abnormal Summit geldi. Hemen kalkıp yanına gittim. 
'Hocam, bir tane program var. Adı Abnormal Summit.. ' 
'Hmm.. ben duymadım.' dedi. 
'Hocam, Güney Kore'de burada değil zaten. 11 ülkeden temsilciler var. Kültürleri hakkında konuşuyorlar. Ya hocam ben Coğrafya'yı hiç sevmezdim.. Bu programı izlemeye başladığımdan beri Coğrafya'ya Tarih'e ilgi duymaya başladım.' dedim. Hmm.. dedi. Sonra ben ' Hocam, Türkiye'den de temsilcimiz var. Almanya,Japonya,Çin vs diye saydım.. Hoca 'Haa şu Türk parasındaki Atatürk ile ilgili bir şeyi anlatıyor o mu dedi evet,Enes Kaya dedim çok komikti ya filan dedi.. Sonra ben 'Hocam bütün bölümlerin çevirisini de yapıyorlar, izliyorum.. Ülkelerin tarihlerini,coğrafyasını araştırıyorum.' dedim 'Merak uyandırıyor yani' filan dedi..

18 Kasım 2014 Salı

?




Anlam veremediğim birçok şey var. Yapmam gereken, öğrenmem gereken birçok şey var. Ve ben bunları yapmaktan kaçınıyorum. Korkuyorum, yoruluyorum. Ve her gün yapmadıkça, erteledikçe daha da çoğalıyor.. Üst üste birikiyor her şey.. Gittikçe zorlaşıyor her şey.. Yapmak istediğim ne? İşte kilit nokta. Ve cevap.. belirsiz. Bilmiyorum, ne istediğimi.. Ne yapmak istediğimi... Koca bir soru işareti..
Etrafta bilinçsiz insanları gördükçe azimleniyorum, elimden gelen her şeyi yapmak için ortaya atılıyorum. Ve tek bir engelde yere yıkılıyorum.. Kalbim büyük bir darbe alıyor, pes ediyorum. Hayata küsüyorum.
Sonra geri etrafa bakıyorum.. Yapılan hataları, insanların başkalarına, hem de benden olan o başkalarına yaptıkları zulümleri görüyorum. Ben ne boş işlerle uğraşıyormuşum diyorum.. Artık bırakacağım bu boş şeyleri.. Benim bilgili, kendini iyi bilen bir insan olmam gerekli diyorum. Ve başlıyorum çalışmaya.. Ama sonra geri, önüme bir şey çıkıyor. Ve ben o dediklerimi birkaç sefer uygulayıp, unutuyorum. Dalıyorum gene dünyalık işlere.. Benim kendimi kontrol etmem gerek.. Kendimi, dinimi savunacak düzeye gelmem gerek.. Daha fazla benden olanların incinmesine izin veremem.. Dayanmıyor bu yürek..

17 Kasım 2014 Pazartesi

Dostluk mu ? Aşk mı?



Bugün duygularım çok karmaşık.Ne hissettiğimi bile bilmiyorum.Kendi hislerini anlamayan insan eşittir bendim.Daha önce hiç aşık olmamıştım.O duygu nasıldır bilemem.Belki de duygusuzun teki olduğumdandır.Ama sevmek..Sevdiğin insanı korumak istersin.Ona zarar gelmesini istemezsin.Sürekli onu düşünürsün,yanında olmasını istersin.Ben mi?Nereden mi biliyorum?Etrafımdaki insanlardan...sürekli anlatıyorlar.Kimisi sevgisinin karşılığını bulmuştur.Bu yüzden mutludur.Mutlu olduğunu görünce hep bende aşık olmak isterim.Ama diğeri karşılık bulamamıştır.Bu yüzden sürekli üzülüyordur.Aşık değilim,kafam rahat derim hep bu nedenle..

Hep yalan söyleriz.O kişi mutlu olsun bizi sevmese de olur deriz.Ama hepimiz biliriz ki.O kişide bizi sevsin isteriz.Bir dostuna aşık olmak en kötüsüdür.Dostluk mu ? Aşk mı?Hangisini seçmeliyiz bu yolda..

Yine...


Mutluluğa ulaştım,onu yakaladım derken önüme hep bir engel çıkıyor,çıkarıyorlar..
Koşar adımda o mutluluğu,huzuru yakalamak için elimi uzatıyorum ve o anda önüme çıkan taşa takılıyor,tökezliyorum.
Yine elde edemiyorum..Hüznüm,endişem,korkum tekrar bütün bedenimi kaplıyor.Yavaş yavaş bir sarmaşık gibi etrafımı,bedenimi en önemlisi kalbimi sarmalıyor..
O içime gelen yalnızlık hissi tekrar beliriyor.Yanımda bir sürü insan olmasına rağmen bir çöldeymişim gibi yapayalnız hissediyorum.
Ölü gibi..Mutluluk beni yetim bırakıyor,yalnızlık beni evlatlık olarak alıyor..